‘zengin’ olarak etiketlenmiş yazılar

Deneme

Salı, 21 Ekim 2008

sen’ in çoğullaştığı bir zaman diliminde ‘ben ‘in yalnızlaşmasıyla çekiyorum cezamı…İki yanıma doksan dereceyle diktiğim hiçbir ayna beni çoğaltmaya yetmeyecek muhtemelen ve sen de eksilmeye niyetsizsin.Bu böyle daha ne kadar gider,yoksa birimiz mi çeker gideriz bilemiyorum…

Ben istedim biliyorsun…İstedim seni sevmeyi,beni sevmeni,bizi sevmeyi,bizi istemeni istedim biliyorsun…

Ama zengin kalkışları yaptım aşk masalarından.Bazen de ben oldum masalarda bırakılan.Peki neydi bu restoranları bu kadar özel yapan…Yenilen aşk,içilen aşk,asılan yüzler,tapılan yüzler ve tuvalet önlerinde aldatma oyunları prova edilirken belki de kalkıp gitmekti en mantıklısı.Benim yaptığım gibi.Bu bana düşendi,belki de değildi..Öylece bırakıp gittim oradaki seni.Onlarca yüzü bırakıp attım elimdeki peçeteyi masaya ve kalkıp gittim işte.Bu kadar çoğalmasa yüzlerin,bu kadar seçeneği sermeseydin elime belki körü körüne bağlanacaktım sana ama olmadı.Yazacak olunca bile eksilmiyorsun ve ben ilhamımdan yiyorum boşuna.Bu yüzden suç ben yazmak istedikçe seni bana yazdırmayan elimdeki kalemde mi,yoksa ta en başından seni bana yazmayan kaderde mi asla öğrenemeyeceğim.Tek kaçış yolum kendimi suçlamak ve yine bunu yapabilirim en azından senin için: sevmek özürlüyüm ben, zaten olmazdı…

Baştan Başlayalım

Perşembe, 26 Haziran 2008

Bir süre önce “Kaliteli Müşteri Hizmeti” dediğim şeyle ilk elden deneyimim oldu. Toronto’da soğuk bir Cumartesi günüydü.

Hafta sonu, anne babanın boşanmış olduğu diğer ailelerde olduğu gibi, çocuklarımın annelerini ziyarete gitmeleri ile başladı. Karım Kate ile başbaşa bir hafta sonu geçirecektik. Cumartesi bir eğlenme ve huzur bulma günüydü. Geç kalktık ve gün boyu yapılan her şey hoş bir şekilde üç-dört yıldızı ünlü bir otele gittik. Restoranda çalışanlar çok cana yakındalar. Kate kızartma türü bir şey istedi ve isteğini yemek gediğinde gerçek macera başladı. (more…)

Bir Yanım İstanbul

Çarşamba, 25 Haziran 2008

Şu an İstanbul’a herhangi bir sahilinden bakmak için,
Kapatıyorum gözlerimi seninle birlikte.
Her yanım İstanbul…

Düşüyoruz bir gecenin sessiz mekanına.
Sahipsiz bir mekanda geceye.
Mekansızlığımızın en derin arklarından geçip kendi yolumumuzu buluyoruz.
Ve taşıyoruz içimizde koca bir kentin bıraktığı izleri,
Kaldırımların arasından bir mazgala düşerek denize sürükleniyoruz yanızmdaki çöllerimizle.
Uzak kilometrelerin arasından alıyorum biliyormusun..? Senin kokunu.
En tenha yerinden sayıklıyorum seni. Bak sevdiğim İstanbul yanımda…

(more…)

Elindekilerle Yetinmek

Cuma, 20 Haziran 2008

Zamanın birinde bir kasabada yaşayan dünyalar güzeli bir kız varmış. Bu kız öyle güzelmiş ki çok uzak şehirlerden ve ülkelerden çok zengin, çok yakışıklı, asil pek çok delikanlı onu görmeye gelirmiş.
Kendisiyle evlenmek isteyen nice prensi nice şövalyeyi reddeden güzel kız kimseleri beğenmezmiş. Bu arada aynı kasabada yaşayan ve bu kıza aşık olan genç bir delikanlı da bu kızı istemiş. Ama kız onu da reddetmiş. Aradan uzun yıllar geçmiş. Bizim delikanlı kasabadan ayrılmış. Kendine başka bir hayat kurmuş ve evlenmiş, çoluk çocuğa karışmış.
(more…)

34 sorgu. 2.614 Saniyede Olustu.