Firakım
Tutsaklığıma sokuluyor her gün hayalin katre katre.
Tek şekerli bir hasret yudumluyorum kederle efsunlanmış gözlerinden
Perçeminden tutup kaldırıyorum yalnızlık yanımı
Griye boyanıyor avazım, köşedeki Cezayir menekşem bile…
Hiçbir uyku maviye uyandırmıyor…
Yitik bir aşkın müebbetine yazılıyor yazılanlar
Ütüsü bozulmuş laflar ediliyor peşi sıra hayalinin
Ve susmalarımı eksiltiyorum ardından…
Dizleri kırılmış bir zaman, ardında bıraktığın…Saatler hoyrat bir mirasyedi,
Yelkovan elinde neşterle yürek parçalıyor
Geçen her dakika kirpiklerime ecel yüklüyor…
Şehir esiyor yüzüme, en kuzeybatısından
Süngüsünde zehirle parmaklıklar üzerime geliyor…
Dipdiri gömüldüğüm yerde, nefes nefes tükeniyorum ömrümden
Kendim kadar geçiyorum senden, kendin kadar acıtıyorsun
Ahirinde katran renkli bir sükunete mevzileniyorsun…
Uyku yoksunu gözlerim aciz kul kılarken beni…
Hayalin kametledi, ben kıyamlarında durdum gecenin…
Orta yerinde tükeniş odalarının ve tamda suç üstülüğünde
Yalnızlık sobelendi kapımın eşiğinde, bir firak süzüldü içerlerime
Gel firakım! sende dikiliver başıma
Ben hep sana susayım…Eksilmesin susmalarım…






