Gecekondu
Hafta sonumu bir gecekonduda geçirdim. Hayatımda ilk defa yaşadığım deneyimlerden biriydi, pekde hoşlandığım söylenemez. Çekmeyen ufak televizyon ve aşırı dindar bir amcanın yaşadığı biryerdi burası. Bu ikisi benim yanıma konulduğunda benim sıkılmam normaldir genellikle. Ama evin arka tarafında, yarı orman yarı beton bahçede yaşlı kadının beslediği sekiz kedi ile çay içerken aklıma bir soru geldi.
Ya bu evde oturanların çocuğu olarak doğsaydım? Aldığım eğitim yada yaşadığım yer ne gibi bir yer olurdu? Belki de ailemden hiç ayrılamazdım, liseyi bile bitiremeden bir yere çırak olarak verilirdim? Hayatımın akışı değişebilirdi. Ama şöyle bir düşününce fark ettim babamda öyle biryerde doğdu ve iyi bir noktaya geldi.
Ama bu o zamanın şartlarıydı kırk sene önce. Şartlar daha mı iyiydi? Para kazanmak? İş bulmak? Şİmdilerde ünivertse mezunları iş bulamazken, ilkokul mezunu dayım türkiyenin en iyi tekstik şirketlerinden birinde bu kadar yüksek maaşla çalışıyor…
Sanırım daha iyimiş. Şöyle bir düşününce sekiz sene fazla okudum dayımdan ama onun maaşının beşte birini bile alamıyorum.
Belkide tanrı gibi zar atıp rastlantılara yaslamam gerek omzumu…







Ağustos 14th, 2008 - 18:40
Bir gecekonduda değilim lakin küçük minicik bir pansiyon odasındayım sivasta ama çok mutluyum burda olmaktan, bunun nezinde bir günlük yazıyorum şu aralar, izmire dönünce toparlayıp paylaşıma sunacağım… Yazın çok içten geldi bana