Ekleyen : Eda Bıyıklıoğlu
Tarih : 11 Haziran 2008
Kategoriler : Eleştiri
Yorum Sayısı : 6
Yazıya, Yorum Yapabilirsiniz. yada Geri izleme yaparak sitenizde yayınlayabilirsiniz.
Paylaş

( kendi dilimiz; ana dilimiz.. yani doğar doğmaz hayatımıza giren [ ilk ] dilimiz: Türkçe )

Biz emeklerken O da bizimle beraber dizlerinin üzerinde yürüyordu. Sonra biz yürümeye başladık O, ayağa kalkmaya ve biz bugün olanca hızımızla yaşamın son noktasına doğru koşuyoruz..ya Türkçe? O nerde?
Evet! Artık bizim için O, çok gerilerde.. Bizim nefessiz ” dil yarışına ” koştuğumuz yollarda O nefes larak her zaman bir daha,bir daha dinlenmek zorunda kaldı.Birkaç vefalı dost O’nu ellerinden tutup doğrulttu, yeniden cesaretini topladı ve daha hızlı yürümeye başladı bu kez bizlere yetişebilmek için..
Biz ise her gün koştuğumuz sokakların duraklarında nefes almk ” Türkçe nerdesin ” demek yerine başkalarının ağızlarından yabancı kelimeler satın aldık!
Peki ne ile ödedik fiyatını?
Elbette maddiyat yetmezdi buna çünkü onların bizden istedikleri ve bizim de hiç önemi yokmuş gibi varsayabildiğimiz maneviyatların hasıyla;dilimizle..yani Türkçeyle!
Her yabancı harf başına birden çok harfimizi sattık.. Onlar bize ” ok ” kelimesini öğrettiler,biz de onların bu iki harflik kelimesi için beş harflik ” tamam ” kelimesini sattık..ve her yerde “tamam ” yerine ” ok ” dedik,yazdık;kullandık. Onlar bize “hoşçakalın ” ( mutlu kalın-esenle kalın ) kelimesi yerine ” bye bye ” ı kullanmayı öğrettiler.. Altı harfe karşılık on harf.. iki heceye karşılık dört hece…
İşte bugün birçoğumuzun ” dil hazinesi ” öz Türkçe yerine bize,benliğimize ait olmayan bu kelimelerle dolu..
” DUR ” diyelim ve artık hayatımıza mal olmasına izin vermeyelim bu yabancı söcüklerin! Tamam, bilelim fakat içimize sindirmeyelim,bizimmiş gibi oturup savunmayalım Türkçe’ye karşı yaşamımıza borçlarla yer edinen bu sözükleri..
Biraz dikkat edelim ve bir gün o koşuşturduğumuz ” dil yarışı ” sokaklarının ilk nefes aldığımız durağında, bize ” dil borçlarımızın ” hesabını sorduklrı zaman ” Geri Gel Tükçe!.. Nerdesin ? ” diye haykırmak zorunda kalmayalım..