Ekleyen : Eda Bıyıklıoğlu
Tarih : 18 Aralık 2007
Kategoriler : Günlük
Yorum Sayısı : 6
Yazıya, Yorum Yapabilirsiniz. yada Geri izleme yaparak sitenizde yayınlayabilirsiniz.

Uzun zamandır hayata karşı bakış açımın değiştiğini düşünüyorum. Ne eski duygularım kaldı ne de sevinçlerim, hayallerim… İçeriye girer girmezasırlarca dokunulmamış hatıraların kokusunu hissettim bu koskoca evde. Ne de güzel günlerdi; şu merdivende,şu terasta,şu bahçede… Çocukluk hayallerim birer birer gözümün önüne geldi; annemin tüm endişelerine rağmenbu tahta merdivenlerden patır patır aşağıya iner, annemin benim için telaşlanmasını isterdim. Nedendi bilmiyorum ama insanların benim için endişe duymaları, önemsemeleri,güldüğümde gülüp, üzüldüğümde hüzünlenmeleri hoşuma giderdi. Belki de benim yanımda olduklarını her an göstermelerini isterdim;imkansız dedilebilecek kadar,binlerce umutlarım vardı;boş umutlarım…O gencecik körpe yüreğimle her şeyi arzuluyordum,her şey BENİM olsun istiyordum;benim olsun…İşte bundan dokuz sene evvel bu ihtiraslı umutlarla yaşarken geleceğimde geçmişimi göreceğimi bilmiyordum.Düşünmemiştim bile böyle tuhaf bir duyguyu.İçini bir yandan kıpırdatıyor,iliklerine kadar titriyor bir yandan da yüreğin,derinliklerindeki acılara sanki tuz basılmış gibi acıyla kıvranıyor;dayanılmaz bir sancı yüreğini yakıyor…
Birden gözlerim iki pencere arasında kalan şöminenin ateşine takıldı.Nasılda çok severdik ailece kış gecelerini.Şömineyi yakıp karşısına geçerdik.Işıklar kapatılmış,ortam sukunete boğulmuş olurdu.Bizler de şöminenin önüne minderler koyar,otururduk.Annem bir tepsi dolusu çay fincanlarıyla gelirdi ve koyu bir sohbet başlardı yaşamın üzerine.Sanki bu huzur her an bozulacakmış gibi içime bir ürperti gelirdi.Bu yüzden hep sessiz sedasızca oturmayı yeğlerdim.Ve bitmek bilmeyen bir sohbetim ardından ağabeyimin kucağına yığılır,orada uyuya kalırdım.Yinede bitmezdi benim için bu güzel muhabbet,rüyalarımda bile devam ettirirdim o güzelim geceleri…
Her anımın,her gecemin,her günümün böyle olacağını düşünürdüm hep.Ne masum düşlerim kalmıştı şimdi,ne de yaramaz çocukluk günlerim.Ben şimdi 27 yaşında iki çocuk annesi olup çıkmışım bu hayal evinden;bu tahtalı eski evden.Hayallerimden,boş umutlarımdan vazgeçerek gitmişim.Peki nereye,neden gitmiştim bu hayallerimden?
Sevdiğime!Evet sevdiğime gitmiştim;düşlerimi,sevgimi onunla paylaşmaya gitmiştim.
Ve yine aklımı çelmeye çalışan bir soru daha.
Peki gerçekleşmiş miydi umutlarım,paylaşabilmiş miydim düşlerimi?
Belki bir nebze…
Artık ne o eski geceler var,ne de gözlerindeki parıltılarla raks eden genç kız.Artık sadece benim hayallerimden kalan hatıralarım var;hüzün kokan,hicran kokan yağmur yürekli hatıralarım…
Yıllar geçse de,asırlar geçse de benim düşlerim,benim hayallerim.Bunu bilmekte yetiyor şimdi,binlerce hayalin benim olduğunu bilmekte güzel.Ne olursa olsun!Gerçekleştiremesem de hayallerimi,çocuklarımı seviyor ve eşime hala aşığım…
Çocuklarım kadar,eşim kadar hayallerim de,ümitlerim de benim…benim