Ekleyen : Barış Akbalı
Tarih : 3 Mayıs 2008
Kategoriler : Editörden, Günlük
Yorum Sayısı : 3
Yazıya, Yorum Yapabilirsiniz. yada Geri izleme yaparak sitenizde yayınlayabilirsiniz.

Yürüdükçe çürüyen sokaklar, özlemin açlığı, kıskançlığın son raddesi kasıp kavrulurken, hala bir ışık bir nokta,bir rüzgar,duyulan ince bir müzik umutları yeniden filizlendirir mi düşüncesi biraz ferahlık veriyordu. Onun gecesi kendi gecesi… karanlık zifiri karanlık. Aydınlanmayan aydınlanmayacak hep karanlık geceler… yalnızlık hüzün, soğuk geceler… orada olmak ulaşmak… hissetmek. Ama nasıl, niye sorular sorular anahtar kelimeyi mi bulmalı, anahtarı bulup kelimemi aramalı? Zaman her şeyin ilacıymış derler yaa niyekiiii? ilac zamanın ihtiyacı olamaz mı? hem niye ilaç ki? Hastalık mı var ortada… Yoğun trafık melankolik şarkılar, bayıltan yalnızlık. Şikayetin sahibi haklımı bilemiyorum. Kediler kuş peşinde, martılar balık, balıkçılar balık. oltacılar balık.. balıklar balık. insanlar balık. Yunus mu ? olmalı hakka kavuşmak için ferhat mı olmalı leyla için, kerem gibi aslı için mi yanmalı….yanarken ısınmak, ısınırken yanmak. acı ve mutluluk bi arada… ortası nasıl ne şekıl de. T’e cetveli çizer mi? kalıplara tabulara sığar mı…. sığmak zorunda mı her şey bir yerlere, açıkta kalsa dünyanın sonumudur. gözde yaşlar sözde yaşlar …genç yaşlar …orta yaşlar. kabullenmeyen yaşlar. Artık bu solan bahçede bülbüllerin yeri neden olmasın. hep solmayan bahçelerde mi bülbüller güller ….ya güz gülleri.
Sislerin arasında duyulan yük taşıyan gemi sirenlerine martıların çığlıkları, balıkçı teknelerinin homurtuları, ağlayan çocuk, miyavlayan kedi sesleri karışıyor, kendi kendine yanan sigara külü uzayıp gitmiş, sigara gibi küllüğün içinde, tv de ölüm haberi…. ne acı ölüm. ne acı kaybetmek. ürperiyorum. gitme sakın hep kal benimle.

Dipnot : Şarkı için teşekkürler Heidi :)