Ekleyen : گۏ ھڒ
Tarih : 16 Haziran 2008
Kategoriler : Nesirler
Yorum Sayısı : 5
Yazıya, Yorum Yapabilirsiniz. yada Geri izleme yaparak sitenizde yayınlayabilirsiniz.
Paylaş

Yaralarım var!
Benliğimde açılmış, kanayan yaralar..
Gönlümde kırıklıklar..
Öyle ki adim atmaya çekiniyor insan, olur da kırıklardan birisi beni de keser diye.
Bedenim bitkin.
Ruhum yorgun..
Aklim bin bir düşüncenin kendi kösesinden avazı çıktığı kadar bağırdığı bir pazar yeri sanki.
Öyle çaresizim ki!
Derdime takacak bir ad bile bulamıyorum.
Ya da neyim, bilmiyorum? Depresif, şizofren, paranoyak; ya da hepsinden bir parça kişiliksiz bir beden-ruh uyurgezeri?

Kaybolup gitmişim ben bu şehirde..
Kimsenin görmedigi bir hayalet olmuşum; kirli atmosfer yutmuş beni.
Oysa hayaletler de hisseder ve özel bir kişi tarafından hissedilirler.
Efsanelere inanır mısın?

……

Günün birinde bu güzel diyarlarda birbirini seven iki mecnun âşık yaşarmış. Herkes imrenirmiş onların sevgisine, birbirlerine olan saygılarına ve sadakatlerine.
Ne var ki kıskananlar da varmış kalabalığın içinde. Öyle hileler, tuzaklar kurmuşlar ki, sonunda narin yapılı iyilik yenik düşmüş; meydan kalmış kötülüğe.
Kıskançların fesadı öyle büyükmüş ki, düşünün artik.. dualar bile koruyamaz olmuş gençleri.
Derken bu adaletsiz oyun, birbirlerinin olmaya az vakit kala delikanlının ölümüyle son bulmuş.
Kötüler ermiş muradına, kız kalmış koca dünyada tek başına…
Melekler çok üzülmüşler onları koruyamadıklarına. Kız ağlamış, onlar ağlamış.
Sonra dayanamamışlar ve belirli günler üzerine anlaşıp delikanlının ruhunu yeryüzüne göndermeye kara vermişler.
Delikanlı önce korkmuş.. çünkü dünya artik bildiği yer değil! İnsanlar umursamadan içinden geçip gidiyor, ona boşluğa bakar gibi bakıyorlarmış.
Oysa onun amacı belli.. Yolunu bulup sevdiğine gitmiş. Korkutmak istememiş cananını ama bakmış her gün ağlıyor. Bir an dahi olsa onu hissetmenin hasretiyle yanıyor.
Ve başlamış o andan itibaren ona yalnız olmadığını hissettirmenin yollarını aramaya..
Bazen dağ esintisine kapılıp kendini onun saçlarını dalgalandırırken bulmuş.
Bazen su olup ellerine dokunmuş.
Dua ederken kalbindeki huzur olmuş.
Kız farkındaymış her şeyin. Yüzü yine gülmeye başlamış.

……

İşte Mecnun olmak böyle deli bir şey!
Leyla olmak böyle sevdiğinden vazgeçmemek, onu her şeyde görmek demek!

Efsaneyi masal gibi dinledik.
Leyla’yla Mecnun’u Fuzuli’nin kaleminden okuduk.
Sonuçta hepsi insan düşüncesinin bir parçası.
Yazılara ve sözlere yansıyan bu elmaslar neden hayatın içine de işlemez ki?

…..

Demiştin ya: ‘karşımdasın, hareket ediyorsun.’.. ‘Nefesin…’ deyip durmuştun..
Şimdi çok uzağındayım. Ama bir düşünce ötendeyim unutma!
Ya da bir akşam vakti esen meltemdeyim.

Hayal-et!