Hayat Nereden Öğrenilir?
Etrafa boş baktığımdan mı kaynaklanıyor bilemem ama tuhaftır saçma bir şey gözüme ilişti.Test çözüyormuş gibi yaparken kitabın kapağında bir şey fark ettim.8. sınıf OKS yazısının altında bir çift el yerküreyi avuçlarında tutuyor.Öğrencileri motive ettiği düşünülerek konulduysa koyan ileri geri zekalı aptallığın daniskasını yapmış. Oyun oynayacağımız yaşta oturup test çözdürürler.Bir de utanmadan elimize dünyayı verirler. Böyle gelmiş böyle gider zihniyetin yeni kuralı gelecek nesilleri aynılaştırmaya yönelik herhalde. ’Dişini biraz sık,çöz şu matematik testlerini,ileride çok rahat edersin.’ Nah! rahat edersin. Çocuk eve kapanmış manyak gibi test çözüyor.Donuk,boş,hissiz gözler;elinde bir kitap,bir kalem,0.7 uç,silgi.Ne şimdi bu? ‘Aaa İrem çocuk geleceğini hazırlıyor.Böyle konuşacağına otur sende test çöz’
Hayır Efendim!Kabul etmiyorum… Hiçbir zaman donuk gözlerle bakmayacağım o aptal test kitaplarına.Tabii ki test çözeceğim ama hayatımı kurtarmak için değil.Kendim için.Hayatım için yapabileceğim bir şey yok artık.Ben kurdum hayatımı.Müzik,edebiyat,dostlarım ve daha sayamadığım bir sürü keyif… Ben test çözüyorsam öğrenmek için çözüyorum,kafayı sıyırmak için değil… Umurumda bile değil sistem,netlerim,puanlarım.Yeter be!Birilerinin dur demesi gerekli. Ben bir bireyim;hayvan değilim ki her verdiğin emre itaat edeyim. Başlarım böyle sistemine.Birilerinin sisteme çomak sokması gerekli.Kimsenin keyfi için sistemle kafayı bozup Hayal Dünya’m’ın içine edemem…Tabiî ki biliyorum bir yerlere gelebilmek için okumanın ne kadar önemli olduğunu.Bakmayın aslında böyle söylediğime.Bilmiyorum.Bilmemezlikten geliyorum.Ben şu yaşımda farkına varmışsam neyin ne olduğunu gerisini sallamam bile…Böbürlendiğimi sanmayın.3 yıldan beri yaşadıklarımı anlatıyorum.Kafayı testle bozdum.Çözmezsen kazanamazsın diye beynime komut verdiler.Ama benim hard disk kaldıramayınca çöktü. Ama ben hayatımı yazanın bile ne olduğunu anlamadığı kitaplardan,öğretmenlerin kırmızı kalemlerinden ve not defterlerinden öğrenmek istemiyorum.İstiyorum ki hayatımı kendi Hayal Dünya’m’da,3 teli kopuk olan 2.el gitarımdan öğreneyim… Nefret ediyorum dershanelerden,sınavlardan,kırmızı kalemlerden,geleceğimi boktan test kitapçığının içine atıp beni bir başıma 120 dk. yalnız bırakan zihniyetten. Şimdi kimse kalkıp bana ‘Okursan dünyayı avuçlarına alırsın’ muhabbeti yapmasın.Benim Dünya’m avuçlarımda.Kimsenin bilmediği,göremediği,aslında gözlerinin önünde olan ve test çözmekten donuk bakan gözlerin hiçbir zaman göremeyeceği bir yerde…
İrem HAMAMCILAR








Nisan 27th, 2008 - 08:25
İrem canımsın benim, güzel kardeşim.
Biliyormusun seninle her konuşmamızda yada paylaştığın yazılrda ben hep kendi kardeşimi görüyorum sanki.
Aslında senin yaşında olan birisi için inanılmaz derece doğru bir yaklaşım, ki hemen belirteyim sakın bunu bir öğütleme olarak görme, izin ver aklıma gelenleri anlatayım.
Dediğim gibi çok normal bir resetleme olayı yaşamaktasın, yaş itibari ile. Bu zaman içinde sana verilecek ne olursa olsun asla benliğin almıyacaktır.
Demek o ki, Sadece bunun normal olduğunu kabul etmen. Bu beden bizlere bir kere verildiği için taşıması güç dahi olsa son an’a kadar götürmemiz gerek, bu nedenle hayat senin hayatın, biliyorumki çok okuyan ve araştıran birisisin ve bu konudada ön yargının katili olup, hayatını nasıl şekillendireceğinide kendin çözeceksindir.
Ben sana illa ki test çöz demiyorum ama sen test yada çalışmanın nasıl bir hayat sunucağını biliyorsun, seçim senin…
Bak canım, düşmeyi göze almadan kimse salıncağın o çocuksu keyfini alamaz,
Dünyayı avuçların içine almak elbetteki test çözmekle alakalı değil,
Bir insanın ütopyası olmalı, emelleri olmalı, hayalleri olmalı
Bu aynı bir etkiye-tepki zinciridir.
sen denize kocaman bir kaya atarsın ve su yukarı sıçrar.
Sen gitarınla mutlu olduğunu söylerken, hayatın sadece müzik olmadığınıda bilmen gerek, (müzik karın doyurmuyor) (:
Şimdi olay şu uzun lafın kısası,
Sen beynini, kalbini, benliğini herşeye açık tut,
Fakat ASLA teslim olma !..
Nisan 27th, 2008 - 11:59
İfadelerinin birçoğu doğru aslında İrem .. ben de öss ye hazırlanıyorum..
ve hep “senin 1.5 milyon tane rakibin var,çok çalışmalısın” gibi tam bi saçmalıktan ibaret cümlelerle karşı karşıyayım (ız ) insan hayatı ( sadece 12 senelik bir okul hayatı değil kastettiğim ) bir kere orada yapacağın bilmem kaç nete göre belirlenmemeli.. bu kadar basit değil her şey.. yaşanılan onca sene 2- 3 saatte uçup gidiyor ellerinden..söyleyin bana bunun neresi mantıklı? tabi onlara gore hala bir şey kaybetmedik, bir sene daha oturup çalışırız nasıl olsa.. biliyorum okumak zorundayız ama kimse kusura bakmasın da okuyanların halini de görüyoruz..