Ekleyen : Canina
Tarih : 26 Ağustos 2008
Kategoriler : Denemeler
Yorum Sayısı : 0
Yazıya, Yorum Yapabilirsiniz. yada Geri izleme yaparak sitenizde yayınlayabilirsiniz.
Paylaş

Saat gene gecenin bir yarısı ve ben gene bilgisayarımın başındayım. En sevdiğim arkadaşım internetle birlikteyim.

İnternet üzerinde istediğiniz kimliğe bürünebilirsiniz. Çünkü kimse birbirini tanımadığından herkes yalan söyler, sizin yalanlarınızın onun yalanlarını yansıtmaların korktukları için anlasalar bile birşey demezler. Hergün forum, messenger, facebook gibi yozlaşmış ortamlarda yeni insanlarla tanışıyorum. Hepsini olmadığım birşey olduğuma ikna ediyorum. Benimle konuşuyorlar. Bende onlarla konuşuyorum. Yalan söylüyorum. Lisede okul müdürünün bir lafı aklıma geliyor, “Birkaç yıl sonra manyak gibi makinelerle konuşağız herhalde” iğrenç ve tiksindirici bir adam olsada haklılık payı var.

Ama o insanların tanıdıkları kişi ben değilim. Onları koskoca bir yalana inandırıyorum. Bu o kadar sık oluyor ki benliğimi kaybetmeye başladığımı hissediyorum… Ama sanırım bu tam bir yazı değil… Bu büyük ihtimal şu imdat çağrılarından biri olsa gerek. Belki de bir itiraf…

Kendi karanlık kuyumun içindeyim. Çevremde kimse yok. Bilgisayarın yüzüme vuran ışığı ve arasıra mesaj gelen telefonumdan başka odada bir ışık kaynağı yok. Ahh tanrım gözlerim ağrıyor. Beni buraya bağlayan nedir? Neden bir metre sağımdaki mavi çarşaflı aşırı ses çıkaran yatağıma gidip uyumuyorum? Bu heyecan neden? Belkide ortası çökmüş koltuğa oturup, siyah kasanın üzerinde ki “Power” düğmesine bastığımda farklı biri oluyorum. Olmak istediğim biri… Hayal ettiğim biri… 1999 yılında hayat Tyler Durden gibi olursan bir anlam ifade eder diye düşünürdüm. Benim gibi bir pislik torbası değil… Ahh evet bu da bir yalan…

“Kadınlar tarafından yetiştirilmiş bir nesil. Peki aynı sevgiyi başkasında bulacağımızı kim söylüyor? Babalarımız tanrı modellerimizdi. Peki bizi bırakıp gittiklerinde bu tanrı hakkında ne düşündürür? Tanrının seni sevmediği ihtimalini göze almalısın, seni sevmiyor ve büyük ihtimalle senden nefret ediyor. Acıya odaklan başka yerlere gitme. Olay burda, bu senin anın, bu senin olayın, bu sensin…” Tanrım… dahice… Belkide olay sadece budur… Tanrı kabloların içindedir. Tanrı yüzüme yansıyordur. Gözümün önünde çeşitli semboller oluşturuyordur, bunlara ne diyorduk? Ahh evet yazı…  Belkide Tanrı Tyler Durden’ın kırmızı deri ceketinin içindedir…

Yoksa bu sadece delilik mi?