Ekleyen : Başak An
Tarih : 3 Şubat 2008
Kategoriler : Denemeler
Yorum Sayısı : 0
Yazıya, Yorum Yapabilirsiniz. yada Geri izleme yaparak sitenizde yayınlayabilirsiniz.
Paylaş

ve bir şehir girer hayatına..bir şehir,bin silüet..durmadan dilersin önceki durakta yitirdiklerini..bonkördür şehir..al der..al senn olsun..kuşkulanmadan kabul edersin sunulanları,muhtaç değilsin ya yine de olsun geldiler işte dersin.yeni misafirler,dostlar,yerler,gölgeler..hepsi senin der,al senin olsun..daha önce karşılaşmadın..yüreğin buruk gelmiştin şehre oysa…o kucak açıyordu,seni bekliyordu senn ona koştuğun gibi.açtın kollarını iki yana,ben geldim dedin..dinledi.bazı geceler ağladın,tamam çoğu gece..hep sildi göz yaşlarını.her gözyaşına bir yaşama sebebi hediye ediyordu.mutlu oluyordun belki boş yere..ama yine de yalnızlığın posası oluyordu çoğu zaman elinde kalan,yastığına sarılıyordun şehir diye.küçülüyordun yatağında,büyüyordun belki de.onlar bilmiyorlardı.bir kendine saklamıştın bir de şehre..derken şehir oyuna 3. kişiyi de ekledi.bunun bi oyun olduğunu bir tek sen bilmiyordun.olsun dedi şehir,varsın bilmesin..biliyordu dayanamayacağını diğer türlü.al demişti işte şakacıktan da olsa bi yaşama sebebi daha sana..sen öyle bi sarıldın ki o yaşama sebebine,dayandın,bi ay daha dayandın ..sevdin oyunu da oyuncuyu da..şehri unutmadın ama,onu da sevdin..her gün ona da şükredip dualar ettin Allah`a sığınırken..derken zaman geçti dönmen gerekti ait olduğun yere..şehir ağlamalıydı,kal demeliydi..demedi oysa..o da demedi,oyun da oyuncu da..oyunu ilk terk eden sen oluyordun bilmeden..bilmeden gidiyordun..derken o sabah oldu,olmadı belki de..gittin..uykunda her gece düşünüyorsun şimdi şehri,oyunu ve oyuncuyu..bazen silüetlere takılıyor aklın ama oyunn dışında kaldı onlar hep,boşver diyorsun..yine yatağında küçülüyorsun,kıvrılıyorsun.uyku yok eskisi gibi.kalem var.kağıt da bıraktığın yerde..şehre sitem ediyorsun..öyle bir şehir ki sana her dilediğini verdi..öyle bi şehir ki verdiği gibi aldı hepsini..oyun bitti,taşlar şehirde kaldı..sense oyunn kutusundan attın kendini aşağı,şehirden kopardın kendini.kal şimdi,yalnızlığınla kal,bi başınasın eskisi gibi..

bi yolu olsa diyordun.bişeyler olsa.o kal dese,ya da kal gelse sana durduğun yerde.şehirlerce uzuyorsun yollarda..kalamıyorsun,ayakların yollara aşina..dur dese kalabilir miydin düşün..kalamazdın,ama isterdin di mi..kolundan çekse durdursa.kol mesafesnde olsa yapar mıydı dersin giderken?dur der miydi..biliyorsun aslında,hiç olmadı yolundan döndüren.sen olsan denerdin oysa.bişeyler olsaydı ve kalsydın sen..kalabilseydin keşke..ne olabilirdi bu sebep?hayır kal demesi yetmezdi,biliyordun..çaren yoktu işte kabul et,elbet dönecektin ait olduun yere..ve döndün de..önceki hayatınla hayatının geri kalanının birleştiği yerdesin şimdi..dönmek istesen de dönemeyeceğin yerde,kalmak istesende kalamayacağın yerde durdular hep..el bile sallamadılar,belki de salladılar,göremezdin..duydun mu şehir ağlamış senden sonra,işin aslı o değilmiş aslında..hep üşütmüş silüetleri,kış geldi diyorlarmış daha yapraklar dallardayken.üzülmüş şehir,inan buna..dedik ya üzülmüş diye.ağlamış bi kaç gece.bağırıyormuş bazen.korku doluyormuş sokaklara,ama oyuncu güvenle uykusunda..güvende mi?hayır attın,bilmiyorsun..iyi haberini alana kadar korku içindesin hep.titredin sen de uykunda kaç kez kabul et.titredin ona bakarken içinin titrediği gibi.odan soğuk şimdi onun ki de öyle..öyle mi?hayır attın,bilmiyorsun…

oysa ne kadar mutluydun o uzak şehirde.hayat bu demiştin.hesap vermek yoktu,erken gelme zorurunluluğu da eve.yine de zorlamıyordum sınırları.ihanet etmiyordun geçmişine,alışkanlıkların hiç değildi senin..evet sen hani o sosyal içerikli filmlerdeki gururlu kızlar gibi asildin kendi içinde,kendi halinde..hani arasa bulamzdı o..mutluydun orda,ait olmadıın yerde.kabullenmişti seni şehrin bünyesi.kan gibi geliyordun serserilere,kendini bilmezlere,dilencilere,mendil satan çocuklara..kan gibi geliyordun işyerindeki o karmaşaya, ona,evine,kokusuna..akıyordun geceye gözyaşı makamında..akıyordun ve susuyordun bağırmalarına..arkadandan konuşanları duyuyordun kendi kulaklarınla,sonra redediyordun duymamış olmayı yeğleyeceğin sesleri duyuranı.onlar yüzüne bakıyorlardı sonra,ölüyorum desen su vermeyecekler gülüyordu bi sahtelik uğruna..şehir yalan mısın diye bağırıyordun içnden,gerçek çıkıyordu hep en korktukların..şarkıda da dediği gibi sustukların büyüyordu içinde,ve kendinle yüzleşiyordun sen de..aynaya baktığında tek dostunu görür oluyordun,şehir boş geliyordu o zamanlar.iki oluyordunuz aynadaki aksinle.oysa onu görmeyi yğlerdin sen aynada ağlamaklıyı grmektense…

dostların da vardı.şehrin verdiği yaşama sebeplerinden bahsediyorum..canın sıkkın olduğunda alıp eve götürürlerdi.bi kahve yapıp derdini dinler sonra ağlarlardı senle beraber..bazen de onlar ağlardı,kahveyi yapmak sana kalırdı..yalan…kahve yapmayı bilmezsin sen..evet yalan hepsi..

ne çok anın vardı şehirde..anları anılara dönüştürüp gittin sen..terk ettin şehri..oyundan çekildin bilmeden,belki bilsen de değişmeyecekti..kötü anıları unuttun,affediyorsun ve bu yüzden kaybediceksin hep seni hak etmeyenlern gözndeki değerini…

ailen var orda asıl ailenin bilmediği.bi abi bıraktın bir abla,bir kardeş ve bir anne..şehir bakmaya söz verdi onlara sen giderken.oyuncudan ayırmam dedi hiçbirni,onlara da bakarım gözüm gibi…haber alıyorsun onlardan ki,şehir sözünü tutuyormuş.ya oyuncu diye sorasın geliyor şehre,susuyorsun..

şimdi en çok nerde olmak isterdin diye sorsalar bir oyunun kutusunda dersin.oyun bitti oysa çoktan,boşver,alışamazsın..