Ekleyen : Barış Akbalı
Tarih : 23 Kasım 2007
Kategoriler : Nesirler
Yorum Sayısı : 0
Yazıya, Yorum Yapabilirsiniz. yada Geri izleme yaparak sitenizde yayınlayabilirsiniz.
Paylaş

Yalnızlık yıllardır yüreğimi mühürlemiş,
hüzün bütün hücrelerime örmüş ağlarını,
kader hep yapayalnız yüreğimin üzerine en korkunç oyunlarını oynamış.
En acısı da senin gitmenle içimdeki hasret
bütün yüreğimi sarmış ve uzun yıllar
sensiz bir başına yaşamın acımasız oyunlarına maruz kalmamdı. 
Ama artık yeter dedi bu yürek…
Ömrünün son demlerini yalnız başına,
çaresiz bir şekilde geçirmek istemiyordu.
Bu şekilde bir son istemiyordu artık.
En önemlisi soğuk sonbahar günlerinde kaybettiği
sıcaklığı tekrar kazanmak istiyordu.
Yeniden ve en baştan denemek istiyordu.
Ölümüne sevmek istiyordu.
Ölümü yalnız başına sabahı olmayan gecelerde beklemek ve
bu gecelerin sonunda bedenini terk etmek istemiyordu.
Hayat bu kadar güzelken sensizlikle karartmak
hiç te mantıklı gelmiyordu ona.
Yüreğim bu kadar acıyı kaldıracak gücünü çoktan tüketmişti.
Sonbaharın solgunluğunu bütün hücrelerimden artık
atmam gerektiğini söylüyordu bana.
Delicesine bir sevda istiyorum diyordu, bütün masumluğuyla.
Masum bir çocuk gülüşüyle bakmak istiyordu hayata,
yeni bir hayata ve yalnızlık kavramın bulunmadığı bir hayata.
Adının yanlış aşk olmamasını gerektiğini ve
bir an önce kendimi toparlamamım zamanı geldiğini
haykırıyordu bütün avazıyla.
Sev diyordu ölümüne,uğruna ölümü göze alabilecek
bir sevda istiyordu gene.
Ama bu sefer ki karşılıklı olsun diyordu.
Bütün maviliğinle ve koca ömre sığdıracak
bir bağlılıkla bağlan diyordu.
Ey yürek! İstediğin olacak gibi.
Gökyüzü gene mavi olacak,
güneş gene tam tepede bütün güzelliğiyle ısıtacak seni.
Sen kendini ferah tut artık…