Ekleyen : Sercan Taşkıran
Tarih : 5 Eylül 2008
Kategoriler : Günlük
Yorum Sayısı : 0
Yazıya, Yorum Yapabilirsiniz. yada Geri izleme yaparak sitenizde yayınlayabilirsiniz.
Paylaş

Radyodan şarkılar tutmakla başlar bazı hikayeler. Ve bazıları ise şarkının sonunda girilen fonlarla… Önce derin bir nefes sonra yüzeysel bir anlatım. Hepsi yaşanmış,hayal ürünü olmayan,gerçek yaşam öyküleri.. Çoğu insan kendini bulur hikayelerde.Kimisi başkalarının yaşam öykülerine kulak kabartarak, bugününe bağlantı kurmaya çalışır. Çok yorucu bir hafta daha geride kalıyor. Haftayı yorumladığımız da diğer haftalardan farklı olmayan; güzel, başarılı, mutlu ve aşk dolu bir süreç olduğu ilk göze batan anekdotlar. Sevinmek lazım aslında.Hafta boyunca çalış ve hafta tatilin gelsin çatsın. Bu ne büyük mutluluk. Ya evde geçirirsin tatilini ya da dışarıda sevgili, arkadaş buluşup günün cılkını çıkartıcaksın…. İzinli oldugunuz gün çabucak akşam oluverir. Hiçbir şey anlamazsınız. Sevgilinin dudaklarına konulan şehvetli bir öpücüğün tadı kalır, akşam olduğunda. Ve özlersiniz yeni bir hafta tatilini daha. Sevgilinin dudaklarını özlercesine.. Yaz aylarını koca bir tatille geçirenler ne şanslı. Şimdi sonbahar. Kışa giriyoruz ya, dört mevsim baharı yaşayacak olanlarda var tabii…

Zaten baharda aşık olacak,baharlarda seveceksin, seveceksen eğer…Sonra canhıraş yürek çığlıkları uyandırmayacak seni uykuların en tatlı yerinde…

Eylül’ün ilk haftası…Ne kadar yorucu.Artık yorulmaktan şikayetçiyim.Uykusuz kalmaktan.Ama herşeye rağmen değer.Daha da yorulacak daha uykusuz kalacak ama herşey çok daha güzel olacak.İşte tam bu satıları yazarken,radyo da çıkmaz mı ‘Haram Geceler’

Yar yine bana haram geceler…Senin için ağlıyorum…
Şarkının benle uzaktan yakından ilişkisi olmasa da yıllardır severim. Hele Levent Yükselden dinlemenin tadını hiçbir şeye değişmem.

Sabah ezanlarının tadını da tabii. İyi sabahlar…