Sensizliğin Sen Hali
Pazar, 09 Kasım 2008Yokluğun, bıçak gibi ikiye bölüyor yaşama dair bütün olasılıkları. Gül dermeği kurarken düşlerim şafağına, takılıp kaldı yüreğim dikenlerin oltasında. Kelimeler tükendi dilimde. Cümleler, kurgusuz, kuralsız ve darmadağınık. Hükmü yok… Anlamı yok beklemenin. Çaresiz bekleyişlerin tavında demini aldı hasret ve alışmaya çabaladıkça alıştım. Alışmak hala acı çekmekse, alıştım yokluğuna. Şimdi sensizim. Acılarına alışmışlığım, yokluğuna katlanmışlığımdır artık tek dayanağım. Sevdaya dair ne varsa, keşkelerin kaygısıyla pişmanlığı kusmakta ve yüreğim hala sana gitme diyememenin kesiğini kanamakta… Uyaksız duyguların, serbest hecelerinde mahkûm duygular müebbedindeyim. Kimliksiz bir haletin, ruh gurbetine sürüklediği zavallı bir benliğim. Mahkûm benim. Gardiyan yine ben… Suçum sen, cezam ise sadece kendimim. Katlanamıyorum artık kendime. Kaprislerime dayanamıyorum artık… Kırık dökük bir kalbi hüküm giymiş, bıçak ağızlı bir yalnızlığa hapsolmuşum sanki. Kıpırdayacak olsam, içimde bir yerler kesik yiyor ve küfürbaz isyanlar ayaklanıyor kurduğum cümlelerde. Sonra gecenin koynuna başımı yaslayıp, duruyorum sessizliğe kulak kesmiş bir bekleyişin yollarına. Bekledikçe sabrım daralıyor… Yollar uzuyor inadına. Ama ben, karanlığı didikliyorum fersiz gözlerimle. (more…)
Uzun bir yoldan geldik. Çok taş arabanın altından yuvarlandı. Asfalt üzerinden gittik sonra uzun bir süre arabaya yapışan mucurların sesi hala kulağımda. Araba küçüktü…nefes sesleri kulağıma çarpıyordu. Önde bir şoför ve yanında tıkış tıkış oturmuş iki kişi daha vardı sanırım. Sesleri kulağımda. Birbirlerine birşeyler fısıldıyorlardı ama benim duymayacağım şekilde. Bende evet hiçbirşey duymadım. Bir yanımda sesi kalın biri oturuyordu. Şimdilerde ağır abi misali. Diğer yanımda biri daha vardı o fazla konuşmuyordu, sadece gözlerimi o bağladı ve sonra sustu sanırım ayak işlerinde kullanılıyordu yanımdaki. Sessizde benim gibi söylenenleri duyuyor ve hemen yerine getiriyordu. Arabada yanımda oturmuştu , birden elimi tuttu yaavaşça diğerleri farketmiyordu hala. Ya da ses çıkarmadılar buna.Elimde elini hissediyordum çok korkuyordum gözlerim karanlıktan başka hiçbirşey görmüyordu. Gözlerime bağladıkları o yünden kumaş gözüme batıyordu. 







