‘Mektuplar’ Kategorisi için Arşiv

Gitmek Üzere Olan Bir Küçük Umay’ın Ardından..

Perşembe, 11 Eylül 2008

Yorgunum.. Üzerimde yılların ve gidişlerin kokusu var. Bitkinim ve hiçbir şey hissedemiyorum. Ufacık kalbime aldığım darbeleri unutmak istiyorum. Yüreğimde bir may uyuyor siyahlar içinde. Üzerinden geçen çığlıkları görüyor rüyasında. Aynı zamanda camdan bir düş koruyor beyaz kanatlarının altında.Onunda üzerinde gidişlerin yorgunluğu var. Kalem tutmaktan yorulmuş elleri,kağıt dayanmıyor,yazıyor sayfalarca. Geçmişine dair ne varsa yazıyor. Geleceğe dair hiç umudu yok. Gitmek ve kalmak arasındaki ince çizgiyi yazıyor. Yada yalnızca gidenleri yazıyor. El sallamanın anlamını veya giden için ağlamayı yazıyor. O ağlamayı yazıyor ben ona ağlıyorum.’Yapma’ diyorum ‘Küçük Umay’ım..’ Sen acı çektin… Şimdi kuru gün yapraklarını defter arasından çıkarıp gökyüzünden bırakma zamanı. Fotoğrafları yırtmak değil yakmak zamanı. Kabus değil düş görmek zamanı.Belkide bütün anıları kurşuna dizmek zamanı. 40 yıl hatırlı bir acı kahve tadında mutsuzlukları cennetten cehenneme bırakma zamanı. Bayram şekeri mutluluklarını yaşamak zamanı. Yapma Küçük Umay’ım..’Sen ne yapacaksın?’ diye sorma bana. Bir değil bin anı kurban olsun senin tek gözyaşına. Ben senin mutluluğunla mutlu olmayı ezelden bilirim her ne kadar uzakta kalmış olsada. Haydi kalk şimdi ayağa. Başını dik tut ve minicik dudaklarına masum bir çocuk gülümsemesi yerleştir. Bütün sesleri geride bırak ve her şeyden uzak uzun bir yolculuğa çık. Korkma! Bu kez el sallayan ben olacağım…

Hoşça Kalın Sevgili Aşklarım

Perşembe, 03 Temmuz 2008

Gözlerimin ışıltısına ayrı bir renk kattığınız için, hepinize ayrı ayrı teşekkür etmek istedim. Bana yaşattığınız bu doyumsuz zevki bir daha bulamayacağım ama gitmek zorundayım… vedalardan hoşlanmam, Mehmet iyi bilirsin, yüreğimde sus pus olmuş gözlerinize bakarken… Dayanamazdım hasretinize…  Lütfen, sizi çok sevdim evet. ama bakın sizi terk ediyorum. Bana kızmayın, sadece onunla birlikte bir hayat, istediğim…. Yoo ağlama Harun! Gözyaşına tahammülümün olmadığını bilirsin. Geçen yaz ayrıldığımızda kendini iyi tutmuştun. fark etmedim zannettin ama ben anladım. Dudaklarının büzüşmesi, ben giderken bile yerdeki bakışların… Sen hiç yere bakmazdın ki. Başın daima dik olmak zorundaydı. Kendini öyle iyi hissediyordun. neyse, anladım işte.. Neden gittiğimi hiç sormadınız??? O kadar acı olmasa gerek gidişim. Lütfen sadece birkaç gün… Benim için daha fazla üzülmeye değmez. Emin olun. (more…)

Öylesine Bir Mektup

Pazar, 29 Haziran 2008

Kelimeler eksik, kelimeler yaralı. Kelimeler cılız. Taşımıyor, anlatmıyor, tanımlamıyor bu duyguyu. Ben de…Çok başka bir şey. Sevginin ortasında, derin acılar hisseder mi insan? Aydınlık gülümsemelerin içine, hüznü yerleştirir mi durup dururken? Gözlerine buğu,diline sitem, yüreğine burukluk, çöreklenir kalır mi asırlarca? Gelmeyeceğini bildiği mektup için, posta kutusunu hep ayni heyecanla açar mi? Dedim ye, başka bir şey bu. Ne kadar yalnızsam, o kadar seninleyim su günlerde. Belki de en basta, tutup seni en derinlere koydum diye oldu bunlar. Kimseler ulaşmasın diye, kimselerin bilmediği, bulamayacağı yollara götürdüm seni. En derinlerde tuttum. Bana sakladım. Derine, hep daha derine… Seni yapayalnız, bir tek bana bıraktım. Paylaşamadım Yanlış yaptım. Sana ulasan yolları kaybettim diye bütün bu şaşkınlıklar. Kendimi oradan oraya vurmam. Sağımda, solumda, ne zaman dikildiğini bilmediğim duvarlara çarpmam, hiç görmediğim çukurlarla boğuşmam. Denizlerin, gürültüyle gelip vurduğu dehlizlerin, acili duvarları gibiyim. (more…)

Bir Şubat

Salı, 17 Haziran 2008

Şu an 1 şubat akşamı ve rüyamda yine sen vardın. Saat olmuş gecenin 3’ü, herkes uyumuş, annem, babam, kardeşim, bende uyumuşum ama gönlüm hep ayakta, aşkım hep ayakta, onlar hiç uyumadı ki. Seni tanıdığımdan, sana tapalıdan beri gözüme uyku girmedi aşkımın, sevdamın da. Ne tedaviler aradım, ne ilaçlar kullandım. Çaresi bir mucize bu hastalığın o da sensin. Ağlıyorum şu saat, unutma beni ağlatan sensin. Uyutmayan, hayatı zindan eden sensin. Ne hayat tat veriyor, ne o olmazsa olmaz dediğim bilgisayar, ne hava, ne ekmek, ne su,….. sadece ama sadece sensin o tat. Sensin benim hayatım, sensin. Benden vazgeçmemi mi istiyorsun? Tamam kabul. Çıksın birisi güneşe yazsın adını (benim yazdığımın yanına) vazgeçerim senden. Ya da sağır bir ressam, (more…)

Belki

Pazar, 01 Haziran 2008

Belki Tanrı yanlış insanlarla tanışmamızı istedi. Doğru insanı tanımadan önce, böylece en sonunda doğru insanla tanıştığımızda, bu hediyenin ne yüce olduğunu anlamamız için. Belki mutluluk kapısı kapandığında, başkası açılıyordur. Fakat böyle zamanlarda kapanan kapıya öyle uzun bakarız ki, bizim için açılan diğer kapıyı görmeyiz bile. Belki en iyi arkadaşlık, sallanan bir koltukta beraber sallandığınız, tek bir kelime etmediğiniz ve giderken bunun hayatınızdaki en iyi sohbet olduğunu düşündüğünüz kişilerde saklıdır. (more…)

Şehit Babaya Mektup

Cuma, 23 Mayıs 2008

Yine seni özledim.Yine aklım karıştı baba..Özlem aklı karıştırır mı? Bunu öğretmemiştin bana.

Bugün benim doğum günüm.Şimdi sekiz yaşımdayım.büyüdüm erkek oldum ama hala anlamıyorum sen neden yoksun baba.Önlük bana çok yakıştı. Senin hep görmek istediğin gibi pırıl pırıl bir öğrenci oldum ama sen göremedin üzgünüm çok üzgünüm baba…Karlı bir kış günüydü.seni bir tabutun içine koymuşlardı.Yine çok yakışıklıydın. Derin bir uykuya dalmıştın.Çağırdım defalarca seslendim sana,cevap vermedin küstüm sonra.Hani söz vermiştin. Kartopu oynayacaktık ilk kar yağdığında. Hava çok soğuktu ama babannem ağlarken ”oooyyy ciğerim yanıyor” diyordu. (more…)

Son Mektup

Cumartesi, 03 Mayıs 2008

Hep şarkılarda dinlerdim. Hep kitaplarda okurdum. Nereden bilebilirdim ki bir gün ben de son bir mektup yazacağımı. Nereden bilebilirdim ki duygularımın kalem mürekkebinden mektup kağıdına akan yerde son bulacağını… Beni merak etme. Bir yerlerde nasıl olsa yaşamımı bir şekilde sürdüreceğim. Yüreğimde açılan derin duyguları kimseye hissettirmem. Sadece seni değil, kimseyi üzmem. Sen beni bilirsin gülüm, kendimi üzdüğüm kadar kimseyi üzmem. Son mektubuma da senden çok ben üzülüyorum biliyorsun ama şuan inan gülüyorum. (more…)

Öyle Yorgunum ki

Perşembe, 01 Mayıs 2008

Durgun ve sessiz kelimeler var etrafımda
Dönüyorlar, yakalayıp okuyamıyorum…
Ben çemberin içindeyim çemberin duvarları kelimelerle kaplı
Bana bir şeyler anlatmaya çalışıyorlar
Ama her kelimenin anlamını tam da çözdüm derken çemberin duvarına çarpıyorum, (more…)

Vazgeçiyorum Senden…

Çarşamba, 09 Nisan 2008

Sevgilim!Vazgeçiyorum senden…Deli gömleğimi giyip o yakın dediğimiz mutluluğumuzun düşünü kurmaktan ve günleri o günleri…Yastık altında mutlu günlerimiz için biriktirdiğim günleri saklamaktan…Dökülen yüreğimi yerlere eğilip içip sana doldurmaktan şarap tadında vazgeçiyorum…

Vazgeçerken küstürmüyorum içimdeki çocuğu, evet o şımarık kız çocuğunu küstürmüyorum…Düşlerimin, hayallerimin ışığının kaybolmasına, sevgi için söylenen harflerimin ağlamaklı olmasına izin vermiyorum…Vazgeçerken sevgilim ben, başımıda eğmiyorum! (more…)

45 sorgu. 2.641 Saniyede Olustu.
Film izle,Online izle,Online Film izle,Online Sinema,Turkce Filmler,Yabanci Film izle,Aksiyon Film,Macera FIlm,Animasyon Film,Duygusal Film izle, Online sinema izle, Full film izle,film izle,Vizyon Filmleri izle , Full izle,Turkce film izle,tam ekran film izle,sinesalon,izle,film,full,korku filmi izle, film Izle Dizi Izle Online Film Izle Indirmeden Film Izle Vizyon Filmler Direk Izle Netten Film Izle Canli Sinema Muzik Dinle Bedava Film Izle Film Indir Sinema Seyret Dizi Izle Tum Filmler Turk Filmi Izle Canli Film Izle Yabanci Filmler Turkce Filmler Filmizlesene Filim Izle Aninda Film Izle