‘Nesirler’ Kategorisi için Arşiv

Yorgunum Islak Sevdalardan

Çarşamba, 19 Kasım 2008

Belki kaderimi yaşıyorum bilmeden bile olsa. Belkide cezamı çekiyorum hayatta yaptığım yanlışlardan ötürü. İçim acıyor her geçen gün, kalbim ağrıyor biraz daha. Kendimi simsiyah bir filmin ortasında buluyorum çoğu zaman. Yalnızlığım değil başımı aşındıran, sessizlik değil, gece değil midemi yakan. Sensizlik ağrısını astığımdan beri omuzlarıma ağır geliyor yaşamakta, ölmekte… Bambaşka düşler kurmuştum oysaki; içinde seninle benim olduğumuz bembeyaz düşler… Bambaşka bir sen figürü yaratmıştım o daracık bahçemde. Çiçeklerle bezediğim, rengarek çizgilerle sınırladığım tertemiz bahçemde… Her ne yapsam söz dinletemiyorum yüreğime. Kendimi senden alamıyorum, gözlerin gitmiyor bir türlü gözlerimin önünden. Benden kaçtığın her gün biraz daha yaklaşıyorum sana ve sevdana. Gidince herşey bitecek sanıyorsun değil mi? Telefonlarıma çıkmayınca, benimle konuşmayınca, beni sesinden mahrum bırakınca herşey bitecek sanıyorsun belki ama aldanıyorsun. Daha kamçılıyor içimdeki sensizlik kabusu sana olan sevdamı. Kırılgan mektuplar yazıyorum akşamdan sabaha, hangi adrese göndereceğimi bile bilmeden üstelik. bana senden vazgeçmemi söylüyorsun. Ama bunu nasıl yapabilirim bilmiyorum. (more…)

Yüreğinden Öptüğün Sevgiliden

Salı, 18 Kasım 2008

Yüreğim bir mavzer gibi. Yarınıma umutla baktığım bir orman gibi içimde taşıdığım sevdam. Sana seni anlatmak istiyorum bazen. Aslında içimde büyüttüğüm senden bahsetmek istiyorum. Nasıl bir ummana atığından bahsetmek istiyorum beni. Uzun zamandır hissetmediğim, hatta unuttuğum o güzel, o tarifsiz hisleri anlatmak istiyorum. Yazamadığım mektuplarımı yazmak istiyorum yüreğine. İçimdeki seni kısacası. O tarifsiz akşamların buğusuna yazdığım engin denizlerimi. Ve ben kayboluyorum çıkmazlarında. Haykırmak istiyorum, dağlara, taşlara senden benden bi haber her bir çekirdeğe, “SENİ SEVİYORUM” diye haykırmak. Ne zaman sen gelsen aklıma garip bir heyecan sarar tüm bedenimi. Aklımı karıştırır ismin ne yapsam içim ürperir. Ben sende kendimi bulurum tıpkı sensizliğimde kendimle çatıştığım gibi. Ne güzel şey senle olamak, ne güzel seni yaşamak. Biraz daha kokunu çekiyorum içime öylece. Daha bisen oluyorum akşamlarımda. Sabah güneşim oluyor doğuyorsun karanlık odama, gece aydınlığım oluyor ısıtıyorsun içimi farkında bile olmadan belki. Seni senle yaşamak ne güzel sevdiğim. Yüreğine dokunmak, o koskoca yüreğinden öpmek ne güzel. Sana kalemimden daha aydınlık bir kalp yaşatıyorum bağrımda. Ve bunun farkında kılıyorum seni en derin sevgim uğrunda umarsız. (more…)

Yağmurlar Yağıyor Sen Kokan Sokaklarıma

Salı, 18 Kasım 2008

Zaman hızla akıp geçiyor avuçlarımdan. Beni ben yapan herşeyi alıyor hayat birer birer. Boğuluyorum sanıyorum bi zaman. Sonra kendime geliyorum, yine yoksunluğun… Sessiz yığılıyor korkularımla bedenim soğuk parke taşlarına. Çaresiz boyun eğiyorum kaderime, sensizliğime… Ben kendimi çoktan unuttum. Kan oluyor akıyor gecelerim bakışlarında. Eriyorum hergün biraz daha. Seni daha çok özlüyorum her geçen gün, her geçen dakika… Yağmur yağıyor bu akşam, yağmur yağıyor sen kokan sokaklarıma. Kendimi amansız bir kavgada buluyorum. Seninle ve içimdekilerle yaptığım o kazananı olmayan kavgada. Şarkılar yazıyorum içinde ismini andığım, şiirler yazıyorum. Her cümlemde, her mısramda seni anlatıyorum boş duvarlara. Gözlerimi tavana dikip öylece kalıyorum sonra bir süre. Bir sigara daha yakıyorum tüm yaşanılanların üstüne. Buğulanan pencereme baş harflarini çiziyorum isimlerimizin. Ortasında küçük bir kalp figürü ile. Yalnızlığımı kanatıyordum sonra küçücük odamda. Kalbimde ince bir sızı adını koyamadığım. Bir türlü vazgeçememe korkusu ve endişesi… Her yudumda biraz daha sen olma kaygısı sonra. Ekmeğime biraz daha sen katmak ve sarhoş olmak sonra yokluğunun çıkmaz sokaklarında. Umut dolu gözlerim artık gülmez oldu yarınlara. Kendimi alıp gitmek istiyorum bazen bu şehirden çok uzaklara. Ama biliyorum ki uzaklarında senden eksik kalacak bir yeri yok. Yüreğimle beraber götüreceğim seni yanımda. Her nereye gidersem gideyim kokun hep olacak yanımda. Kendimle değil kavgam, yüreğimle. Yağmurlar yağıyor ıssız çöllerime. Sevginden yoksun çaresiz akşamlarıma… Islak sokaklarımda soğuk ve sessiz resimler çiziyorum şafaklarıma. İçine sevgimi koyduğum, renklerini sevdamdan alan, fırçası yüreğim olan binbir türlü resimler. Ve o resimlere her baktığımda biraz daha eriyor içim. (more…)

Yorgunluk

Salı, 18 Kasım 2008

Yollar beni yoruyor.. Cok hem de!
Ama beni olgunlastiran bir yani da var bu uzun yolculuklarin.
Dayanilmaz olana dayanmak, sabrin gücünü ölcmek, güclü bir kadin olarak yeryüzünde gezinme hissi beni bir an dünyanin merkezine cekti: …
Simdi herseyi izleme firsatim var.

Nedense ilk gecmise cevirdim basimi.
Yillarin yetistirdigi kiz nerede duruyordu bugün, kac okul atlamis, ne sinavlardan gecmis, kac dost edinmistim, kac darbe yemis, kac kez sevilmistim, ne kadar mutlu olmustum, kimler beni aglatmisti…
En önemlisi agladigimda kac kisi beni icine cekercesine sarmisti - hepsini izledim.
O kadar uzun bir film seridiymis ki bir agladim, bir güldüm, alt üst oldum derken boynum tutulmus; gelecegime dogru basimi ceviremedim bile!
Hos.. orasi her zaman yogun sislerle gizli bir sandik dolusu hazine (?); görmeye calismaya ne hacet!

Sonra bugünüm.. Bugünümün basarilarina, insanlarina, sarkilarina, giydirdigi renklere, ucurumlarina baktim. Insanlar.. insanlar… Beni anlasilmaz, ayni zamanda erisilmez(!), cinnete ya da cinayete zorlayan, sevmeyen insanlar..

Yillar beni yollardan da cok yordu.
O gür saclarimin arasindan inadina parlayan su beyaz sac telcigi bunun bir kaniti mesela. Bak bana!
Cok mu duygusalim?
Hayatin kendisi duygusal.
Ask duygusal mesela, öfke de bir duygudur, nefret te..
Hatta ictigin cayin bensiz tadi cikmamasi bile ruhunun hissettigi, duydugu bir duy(gu) degil mi?
Duygusal olmak gerek..
Duygularla düsünmek…!

Hayat zor!
Ben de zor kadin oldum, vesselam.
Tüm bu karmasanin icinden beni farkedip ayirmayi ve sevmeyi ister miydin acaba?

Sadece merak ettim…

Sen Beni Çoktan Aştın

Perşembe, 13 Kasım 2008

Gözlerinin ebruli akşamında kaldı gözlerim. Gönül coğrafyamın ateşli bir ikliminde uyandı aşk. Sesinin aksiyle aydınlandı gönül yurdum ve ben, gözlerinin yorgun istasyonunda gelip durdum. Eski aşklarımı, acıtan yanlarımı ve senden önce ne varsa, bütün ayrıntılarımı bilinmez çıkmazlara gizledim sonra. Rüzgârlara açık bütün kapılarını kapadım kalbimin ve senden habersiz, senin üzerine yepyeni bir hayat kurdum kendimce. Senden öncesini yırtıp attım hayatımın. Sen, yaşadığım an oldun. An be an seni yaşadım ve yaşadıkça korkularım arttı. Yarına bırakmaya korktum. Korktum dün denen zehirli akrebin kıskacında unutulmaktan. İlk kez yazarken ellerim titredi. İlk kez unutulmasından korktum yazdıklarımın. Pervasız cümleler kurdum sana dair ve tozlu satırlardan kaldırdım yorgun harfleri tek tek. Özenle seçilmiş cümlelere saklamaya çalıştıkça, büyüdü içimdeki aşk denen alev. Yandıkça alevler yükseldi başımdan ve yazdıkça kifayetsiz kaldı sözler seni anlatmakta. Adın, ilk harfi oldu hak kitabın. Huzur veren, sevgi nakışlı ve muzdarip bir yüreğin akışıyla, ezberine durdum elif elif gülüşünde satırların. Kifayetsiz de kalsa, seni anladım sevdadan. Aşk odunda yanmaktan kastım oldu ismin. Cismini, tarifsizliğin, benzersizliğin ve yaratılmış bütün güzelliklerin anlamında sakladım. Kâinattaki bütün benzersiz güzellikleri senin tarifsizliğinle anlamlandırdım ve anladım ki, sendeki gizemdir beni farklı kılan. Tadı yok, teni yok, sesi yok sensiz sözlerin. Sağır ve dilsiz cümlelerin bestesi, güftesi ve senfonisidir ismin. Sarhoş bir rüzgârın ürpertici ıslığında tökezleyip, şefkatli kollarına yıkıldığım güneşli bir sabahtır gözlerin. Kahredici bir sonbaharın, sıradan esintisi değil başımda esen yel. Goncaları güle dönmüş bir sevda, çiçeğe durmakta ayrı bahar dallarında. (more…)

Acının Kısaltılmışı

Çarşamba, 12 Kasım 2008

Bütün yorgunluklar acıdan geçer.
İçimdeki kargaşanın karşılıgı yok korkuyorum.
Annemin sessizliginden çalan telefona hiç cevap vermemesinden,
ama ben biliyorum içimdeki acının duvarlarına çarpa çarpa yara bere içinde
senin elini tutuyor olacağım anne,
sesin yeni uyanmış çocuk sesi yeni ektiğim çiçeklerin rengini görmek için
bütün günü yaşadım dizlerimin üzerinde yüreğin acımasın bana uzanırken sesin tomurcuk fısıltısı

Olmamışlığın Derin Yalnızlığı

Çarşamba, 12 Kasım 2008

Bir çığ gibi büyüsede yalnizlığım, umudun çıkmaz sokaklarında, acıtsada içimi yüreğimdeki yangınlar, gözlerinde kaybolmak bile olsa yarına bıraktığım ezgiler, yinede amansiz hastalığın bir çukur gibi çeker bedenimi çorak topraklarına ve ben yine melankolik akşamların tutarsız gülümsemeleriyle çınlatırım kulaklarını. Yemyeşil sevdalar barındırırken kuytularımda, söz yine gelir olmamışlıklarıma. Kenarı yırtılmıs bir fotograf gibi hüzünlü bazen, bazende bayramlıklarını giymiş bir çocuk kadar şen. Bitmeyen cümleler sonrasında, yine hüzün, yine ayrılık, yine gözyaşı. Her adımda daha bir yaklaşmak sonrasında. Otobüsün buğusuna ismini yazarken bulmak kendimi. Virane bir gecenin sabahında, yıkılmışlık duygusu ile uyanmak yine. Hayata olan inancın azalmasi, kendimden geçmem sonrasında, gözlerini gözlerimin önüne getirip. Her uyandığımda biraz daha umutsuzluk biraz daha aci, ve buna alışmışlığın verdiği gamsız iç çekişler. Olsun güzelim olsun… Böylede güzel yaşamak. Acısına, kavuşamamışlığa rağmen…  Yalnız resimler çiziyorum tualime beni benden alıp götüren sensiz resimler. Birbaşka garip hayallere dalıyorum sonra. Bir rakı daha koyuyorum kadehime. Bir sigara daha yakıyorum ciğerime. Kendimi çoktan unuttum. Sadece seni yaşıyorum saatlerimde. Ve ben seni sevidiğimi farkediyorum daha da derin üstelik. Yalnızlık o kadar koymadı ki bana. (more…)

Acıya Acıda Buldum İlacı

Salı, 11 Kasım 2008

Sabahtı. Kaldırımlar alev alev yanıyordu sanki. Etrafta kuş uçmuyordu. Dört bir tarafta bir ölüm sessizliği, sinsi sinsi soluyordu. Sokak lambaları hala yanıyordu. Işıl ışıl bir yoksunluk saçıyordu etrafa. Işıl ışıl bir korku sızıyordu bakışlarından. Kaldırımlar ıslaktı. Geceden kalma gözyaşlarını taşımıştı sabahın rıhtımına. Kaldırımlar yorgundu. Yalnızlığın koynunda sabahlamış bir gecenin vebalini yüklenmişti. Uykusuzdu… Bin yıllık bir gecenin bestesini mırıldanıyordu taş kesmiş dudakları. Geceden kalma bir hüzün dolaşıyordu dört bir yanda. Kınında kurumuş bir aşkın yüzükoyun yatışı kalmıştı. Solgun bir feryat kalmıştı sokak başında. Ve yarına atfedilen birkaç parça umut… Birkaç parça düş kırıntısı çapaklı gözlerinde… Bakışlarında sımsıkı sakladığı bir hayal vardı. İşaret parmağında yere serpilen zafer çığlığı… Ve namlusunda, çaresizliğini tetiklediği bir kalem… Hemen yanı başında, rüzgârın kollarında titremeği unutanlar gibi… ıslak bir kâğıt… Zaman, dilsiz… Zaman kimsesiz… Bekleyeni olmayan bir liman şehri… Rıhtımında unutulmuş durgun bir deniz… Zaman önemsiz şimdi… Ardında hiçbir iz bırakmadan gidenler gibi… Gidip de dönmeği unutanlar gibi… Oysa ne kadar sakin bu sokaklar. Bu şehir ne kadar masum görünüyor bana şimdi. Zaman ne de çabuk emmiş yüreğimden hasreti! Yıllar ne de çabuk sindirmiş seni! Uzun uzun bakıyorum kıvrılan sokaklara. Hazan yapraklarının kıpırtısına eşlik ediyor şimdi rüzgâr. (more…)

Suskun

Salı, 11 Kasım 2008

suskun…
sustum…
susmalıydık…
devrik bir cümleyim ben yüklemi bile olmayan.
ve gecede yükselir çığlıklarım,
karanlığın içinde kaybolurken gün.
peki şimdi neredeyim.
tek bildiğim sana söylemek istediklerim,
kağıt kalem elimde yazamadıklarım dolanırken beynimde,
soğuktan titriyor ellerim.
varlığıma yetişemiyorum,
sığmıyorum kabuğuma, ruhumu taşıyamıyor bedenim.
gırtlağıma gömdüğüm o sesin yankısı duyulacak korkusuyla sarsılıyor gövdem.
Söyleyemediklerimi ve yazamadıklarımı da gömüp gırtlağıma yutkunuyorum sessizce…

Ebru Bulut

37 sorgu. 3.617 Saniyede Olustu.
Film izle,Online izle,Online Film izle,Online Sinema,Turkce Filmler,Yabanci Film izle,Aksiyon Film,Macera FIlm,Animasyon Film,Duygusal Film izle, Online sinema izle, Full film izle,film izle,Vizyon Filmleri izle , Full izle,Turkce film izle,tam ekran film izle,sinesalon,izle,film,full,korku filmi izle, film Izle Dizi Izle Online Film Izle Indirmeden Film Izle Vizyon Filmler Direk Izle Netten Film Izle Canli Sinema Muzik Dinle Bedava Film Izle Film Indir Sinema Seyret Dizi Izle Tum Filmler Turk Filmi Izle Canli Film Izle Yabanci Filmler Turkce Filmler Filmizlesene Filim Izle Aninda Film Izle