‘Eleştiri’ Kategorisi için Arşiv

Etkilemek İçin Etkilendik

Cuma, 27 Haziran 2008

“vayy bee” dedim geçenlerde “amma da çok değiştirmiş teknoloji bizleri” Eskiden meyve kokulu defterlere hatıralar yazardık yıl sonlarında, oysa şimdi kimsenin umurunda bile değil.O hep klasikleşmiş sözler olsa da (örneğin; bana, bu kalbin kadar temiz sayfayı ayırdığın için çok teşekkür ederim) yine de özlüyor insan o yazıları.. Annemle babam sık sık anlatır; eskilerden okulun yıl sonu günü herkes birbirinden ev adreslerini alırmış, okuldan çıktıktan sonra mektuplaşalım,birbirimizi kaybetmeyelim diye.. Sonra zamanla beraber teknolojide ilerledi ve telefon daha yaygın hale geldi -ki on yaşında ki çocukların ellerinde bile bir cep telefonu var - telefonun yaygınlaşmasıyla da bu kez arkadaşlar, mezun olmadan önce telefon numaralarını almaya başladı birbirlerinden. (more…)

Geri Gel Türkçe

Çarşamba, 11 Haziran 2008

( kendi dilimiz; ana dilimiz.. yani doğar doğmaz hayatımıza giren [ ilk ] dilimiz: Türkçe )

Biz emeklerken O da bizimle beraber dizlerinin üzerinde yürüyordu. Sonra biz yürümeye başladık O, ayağa kalkmaya ve biz bugün olanca hızımızla yaşamın son noktasına doğru koşuyoruz..ya Türkçe? O nerde?
Evet! Artık bizim için O, çok gerilerde.. Bizim nefessiz ” dil yarışına ” koştuğumuz yollarda O nefes larak her zaman bir daha,bir daha dinlenmek zorunda kaldı.Birkaç vefalı dost O’nu ellerinden tutup doğrulttu, yeniden cesaretini topladı ve daha hızlı yürümeye başladı bu kez bizlere yetişebilmek için.. (more…)

Bence Aşk

Pazar, 25 Mayıs 2008

İnsanlığın varoluşundan beri nice düşünürler, yazar-çizerler, sinemacılar aşkı anlamaya ve anlatmaya çalışmışlar; hepsi de kendince farklı yollar ve yöntemlerle.

Niye âşıklar gelmiş geçmiş, bazıları dillere düşmüş, kimimin adi hiç duyulmamış; kimi aşklar dizelere yansımış, bazen dillerden düşmeyen bir şarkı olmuş, bazen milyonların beğenisini kazanan bir tasvir, bir tablo, bir sahnede yer alarak iç çektirmiş izleyenlere.

Herkes kendince yaşıyor aşkı..
(more…)

Potansiyel Suçlu

Çarşamba, 07 Mayıs 2008

Gün geçmiyor ki bir TV kanalını açtığınız da yeni bir dizi ya da program başlamamış olsun. TV kanallarının rekabet hızlarına yetişmek neredeyse imkânsız hale geldi. Artık hangi karakterin hangi dizide oynadığını karıştırır olduk. Birçoğunuzun artık her gün bir yenisi başlayan dizilerden ve gündüz kuşağı programlarının abukluklarından bıktığını tahmin ediyorum. Bir de bu aralar bol keseden para dağıtan yarışmalar moda oldu. Sunucularının iki kelimeyi bir araya getirirken içkence çektikleri ve çektirdikleri o fevkaladenin fevkinde olan programlar var ya işte onlar… Türkiye’de açlık sınırının altında yaşayan milyonlarca insan varken bu tarz programların prim yapması da kaçınılmaz oluyor doğal olarak. Açılan kutulardan ya da sorulan sorulara verilecek cevaplarla götürülecek milyarlar dururken çalışmak kimin umurunda. İş varda biz mi çalışmıyoruz diyeceksiniz. Sizde haklısınız… (more…)