Kekeleyen Bir Aşk
Kekeleyen bir yaşamın hecesinden geliyorum sana,
Sesimdeki karıncalanmayı gövdemin nemiyle silerek…
Ve…Dünyayı tek bir renge boyamaktanda yorgun.
Derin ve dar bir yataktır geldiğim yer.
Kime biraz gülümsediysem, garip bir önlem
duygusuyla biryerlere gecikiyormuş gibi telaşlı arkasını dönüp gitti…
“KORKUNUN ve SEVGİSİZLİĞİN CUMHURİYETİNDE
AŞKIN KIRICI MEVSİMİYDİ YAŞADIĞIM”
Etrafımdaki herkes büyük bir ikiyüzlülükle bir zorunluluk gibi yaşamayı öne sürerek ölümü kutsuyorlar.
Kimsenin yağmuru izlemediği bu dünyada
yıldızları sevmenin yalnızlığı ile her gün biraz daha geri çekildim yaşama olan sevgimden…
Bana kimse, ilkbaharın sevgi
Yazın aşk,
Sonbaharın ise ayrılık olduğunu söylememişti.
Ne zaman bir sızıyla gözlerimi bulutlara
ağaçların dallarına ve…
o dallara hayat veren rüzgara çevirdiysem
yüzüme inen bir tokat gibi önümdeki duvarlar gösterildi.
Saçlarımdaki beyazlık,
Yüzümdeki kuyu dibi siyahlığı bu sakınmalardandır…
Bu yüzden sesimin rengi acı,
gözümün ışığında bir bulanık kırılma
ve…bu yüzden dolaşır ayaklarım birbirine.
Bir kirlenmeden korunmak için susarak yaşadığım “AŞK” benim için bir yenilği olduğunu yeni fark ettim.
Oysa ki benim kıyılarında saygıyla beklediğim “AŞK” Başkalarının ezip geçtiği bir duyguymuş.
Herkesin çoğalmak için sevdiği bu zamanlarda
işte ben onları gökyüzüne bakmaya çağırıyorum…
Bir benmi varım bu yer kürede ! yanlışını sevip yenilgisini örnek alan..?
BEN; Evlerin perdesini çektiği yerde, camlarımı açarak soluk almaya çalıştım,
çürümüş insan kokuları arasında.
Sevginin ölümden, sabahın akşamdan farkı yoktu.
Haklısın bir gizemden geliyorum evet
Yani yeni bitmiş bir aşkın kanburu, lambaları sönen evden sızan bir yanlızlığım.
Dudağımdaki titreme içimde can çekişen gelecektir.
Yüreğimin çok önceden gördüğü bir düştür gözümdeki ışık.
Duygularımın tonunu, sesimin rengini, gülüşümün akışını ve…yüreğimin demini hesablamaktan, içimdeki suların yatağını değiştirmekten ve
sonu hep başkalarıyla kesişen yollara sürüklenmekten, bırak insanları artık
hayvanları çiçekleri bile suçlar oldum.
Kendi dışımda herkesin beyenisiyle satın aldığım o iç huzurum ve kimseyi rahatsız etmeyen sevgim, gecenin o en derin saatlerin de anlayamadığım bir biçimde sıkıntı ve sızı veriyordu…
Yastık başımdan yatak altımdan kayıp gidiyor.
Belkide bu yüzden kendime biraz küsüm ve biraz karamsar bakar gözlerim.
ŞİMDİ ; Sen varsın…!
Tutsak aklım uysal yüreğim bir aşka uyanışımı yoksa bitişimi olduğunu çözemiyordu..?
Ne bileğim sanki öğlesine bir serüven gibi bana yaklaşımın.
Herkesin yüzüme bakarak elini uzattığı yerde
Sen gözlerini yere indirerek dokundun yüreğime…
Yüreğine sahip çıkamayan insan bir kum tanesine bile söz geçiremez.
SEN ; Dokunuşun şiirselliği ile onardın pas tutmuş yüreğimi.
Şimdi çok iyiyim.
Sen Sen varsın…!
Zaman birden bire değer, dünya bütünlük
ve…yaşam yepyeni boyutlar kazandı.
Ne isteyebilirim ki senden, evet seviyormusun?
Zaten bir ölümün eşiğinden döndürdüm yüreyimi
birde senin arkandan vermesin son nefesini.
Ya sürmelisin yada çekilmelisin hayatımdan, yani anlayacağın ne isteye bilirki
“Kırk yerinden kan akan bir hayvan avcısından”
Bir yer yüreyinden yürek kadar
Gözlerinin elasından bir yudum iyilik
Yada beni bir eşya olmaktan kurtaracak bir büyülü dokunuş.
Ve..bu siyaha karşı küçüçük bir yanıt;
“Seviyorum Seni”
Geldim ve yüreyinin yamacında çırpınıyorum
Seni seviyorum.
Seni seviyorum yüreyimin dibinde ışıyan gelecek düşü.
Caddeler arasında payıma düşen tek hazine.
Seni seviyorum…!
Gökyüzünün genişliği, denizlerin derinliği,
Dağların doruğu seni seviyorum.
Bu siyaha karşı giriştiğim savaşta tek kalkanım.
Özümde var olan giz.
Uçurumun kenarındaki o incecik gelincik dalı,
Ölümle dirilmek arasındaki başdönmesi.
Seni Seviyorum.
Suların akışından denizler edinen kız
Rüzgarları seven,
Kuşlara özenen.
Bir kuyu kapağı gibi kapandımı üstüne, bütün sahip oldukların.
Aşkım bir değirmen taşı olacaktır
O seni yıkan kalabalığı ezmek için…
Dünyayı yüreyine sığdıran kız…
Benide bir heykel gibi şekillendiren,
Acemi elleriyle beni varmı yoksa yok mu eden kız..?
Seni Sevdiğimi bir an olsun unutma emi !..
Barış Akbalı

















Haziran 23rd, 2008 - 00:25
ben artık senin yazılarını kaldıramıyorum barış
ne zaman okusam gebermek istiyorum
senin gibi biriyle yaşamadığım için
Haziran 23rd, 2008 - 00:35
bende diyecek kelime bulamıyorum hani bir reklam vardı ya bittiğim an diye işte aynen öyle benim bittiğim an
Haziran 23rd, 2008 - 00:43
Yazı için söylenecek çok şey var ama yorum yapmak o kadar da kolay değil ben açıkçası bugün ki şarkıya taktım ve artık kaçkez dinlerim bilinmez
Haziran 23rd, 2008 - 00:48
harikasın barışçımmm:))sözün bittiği yerr ee alt yapın nerden dimi=))mucxx canımm
Haziran 23rd, 2008 - 01:08
uçmuş abi bu adam bu ney böyle harikasınız cem sana da eyvallah buranın linkini veren arkadaşım
Haziran 23rd, 2008 - 03:06
çok uzun zaman oldu barışı dinlemeyeli artık yayında yapmıyorsun ahh yayında bu yazılarını senin sesinden dinlemek yokmu işte o zaman boyut değiştiriyor dünya
Haziran 23rd, 2008 - 06:00
Harika br yazı çıkarmışsın barış ve harika bir insansın seni seviyorum ses kayıtlarını siteye koyarmısın eskisi gibi
Haziran 23rd, 2008 - 16:03
Övgü kismini hizli geciyorum..
Gelelim yaziyi gercekten yorumlamaya..
Gerci neyi yorumlamak lazim, bilmiyorum. Ama sanki bana hitap ediyormus (!) gibi okudum yazini,
o yüzden bazi cümlelerde söylemek istediklerim oldu.
Böyle güzel cümleler kurmayi beceremiyorum ben ama düsüncelerin benim düsüncelerim.
Yasadiklarin, hissettiklerin, bunca uyusturucuya ragmen hala hayata tepkili olman..
Bu yüzden okurken anlatilanlar cok tanidik gibiydi benim icin.
Zaten gökyüzüne baktigin zaman düsüncelere daliyorsan bu uyurgezer olmadiginin bir göstergesi.
Ne var ki, ben bu yazida herkesin anladigindan cok daha fazla sey anladim.
Mesela seninle ayni gökyüzünü seyrederken karsilastigimizi anladim. Ayni karanlikta yildizlara hayran bakarken birbirimizi kesfettigimizi anladim…
Gecmis ne kadar ürkütse de insani, bir noktadan sonra kiyaslamayi birakmak zorundayiz. Her seyin aksine seni kendi icin degil, senin icin seven birisini buldugundan eminim! Onun icin yok olabilecegin ihtimalini su saatten itibaren sil yüreginden lütfen. Elmanin tamamlandigini izlerken mutluluk gözlerini yasartacak.
Bu da son cümlem olsun: Sonsuza dek sevilecegini bil yeter!
Temmuz 19th, 2008 - 22:28
kekeleyen bi aşkın cümleleri ancak bu kadar keskin olabilir …