Ekleyen : Barış Akbalı
Tarih : 23 Kasım 2007
Kategoriler : Şiirler
Yorum Sayısı : 0
Yazıya, Yorum Yapabilirsiniz. yada Geri izleme yaparak sitenizde yayınlayabilirsiniz.
Paylaş

Kötürüm bir kent,yatak yarası hayaller,
sokak lambasının içeri sızan loşluğu ve mürekkep…
Kırgınlığımın emektarı bir gece daha ki,hem bütün suskulara hece,
hem de tüm seslenişlere gurbet.
Böyle gecelerde uyku gözlerimden kaçıp
son sokak lambasına doğru akmadayken uykusuzluk
en kesif haliyle yüklenir omzuma.
Ve bezgin bir hesap başlar yine;yüreğimle beynim başbaşa.
Kuzguni siyahların yuttuğu günün hesabını tutmak kolay olmaz
öyle sanılmazlıklar kadar.
Kalem büker boynunu,
satırlar solar.
Her harf hüzün kesilip heceler soru işaretiyle başlayan
bir cümlenin devriğinde ters göçer
ve hep büyük harfle biter bu kötürüm kentte tüm cümleler.
Madem ki yarın tersliğim üstümdeydi; o halde dün de öyle olacak.
Zaten kozasına çekilmiş mana beynimde mevsimsiz solacak.
Yüzümdeki bulutları ağlatana kadar ruhumu sıkan acımasız bir
mengeneyle ateşkesler imzalıyorum her gece;
sırf yarım yüreğimi bende bıraksın diye.
Beş duyunun ötesinde bir yer duyumsuyorum.
Güneş görmemiş bir gün ortasında buzlara kaydoluyorum.
Yorgan duymasın diye duyum eşiğinin üstünde haykırıyorum üşümelere.
Titremezsem duymazmış,sonradan öğreniyorum.
Ey beşinci mevsimin düşümdeki yazı!
Kalbimden hatıra kalsın sana bu iklim haritası.
Tarih sayfandaki o fodul mantığa yaz ki,
ne papatyalar bulaşsın gül kokusuna, ne de güller sararsın.
Bu esrik satırlar dilimin esaretine değil,kentime yaraşsın.