Mahrem Dünya
Sadece 3 gün diye ömrü biçilen hayatın ‘bugün’den ibaret olduğunu öğrendim…Ruhum sıkıştığında efsanalere inanmamam gerektiğini de…Bugün özgür olduğumu öğrendim,umutsuz biçare dünyada sessizliğimin acınası bir hal aldığını da…Evet dedin sus dünya,haklı olsan da sus..Sen de emirlere itaat etmek zorunda değilisin ‘ben’ de…Gözümden sakındığım ruhum şimdi yalnız böyle mutlu böyle huzurlu..Sinsice planlar yok bedenimde ya da içten kahkaya yer… Şimdi uzaktayım. Nerede olduğunu tam kestiremesemde mutluluğun kucağında olmadığım kesin…Sersemlemişim sanırım artık hayatta olduğumu bile hissedemez olmuşum..Gel-git’lerden sıkılmış ruhum…Herkes farkındaymışta bir ben değilmişim.. Sahilden yolladım umutlarımı ruhuma, demek hala ulaşmamış…Hala gece..Tan ağarırken görürsen beni haber ver……Sessizliğimle bir kenarda uyuya kalmışım..Sadece öyle tanımlıyorum kendimi şu günlerde..Hayatın anlamsızlığıyla başlayana bir güne bu kadar mı lanet edilir cümlesiyle başladı hayat…İhtişamın ve insanlığın arkasından koşan bir çocuk şimdi ruhum…Bir sürü soruyla boğuşmanın anlamsızlığını kendimde boğulurken bıraktım..Şimdi kendimi dehlizli duvarlardan ruhuma bulaşmış yalnızlıktan korumaktayım…Her zaman rıkıştığında çocukluğuna sığınan ben KAYIP…HÜKÜMSÜZDÜR!
Yazan ve Gönderen : Burcu E.








Haziran 29th, 2008 - 08:29
Bence mücizelere inanmalısın, hemde tam inanman gereken bir anda .. “şuurumu kaybettim hükümsüzdür” diye bir cümle kurduğun anda sadece inanmalısın