Seksendokuz
89″
“Öykülenisi bir duruş bulamadım kendime…
Satılık kelimelerden yola çıktıkça içime batıyor,
içime battıkça kendime yabancılaşıyorum…
Alnımda parçalanıyor künyem. Şehrin en dalgın düş satıcıları,
sarhoş şarkıları söylüyor bana…”
Bense, ölümler besliyorum düşlerime.
Her düşün katili olmak kahramanlığa sürüyor beni…
Figüranlığım, tükenen umutlardan sonraki hayatımın nefeslerinde kaldı
Ziftli gülücükler salıyorum etrafımdaki maskelere…
Harflerimi yitirdiğimden beri,
tırnak arkasında biriktiriyorum gözyaşlarımı.
Aynalar suratsızca kusuyor bedenime ve ben,
gölgemde cinayetler işleyip, avuçlarıma saklıyorum katilliğimi…
Dilimle bıçaklarken yüreğimi, kirpiklerimle temizliyorum kalanları…
Uçurumdan aşağıya birikiyor adımlar…
Hiçbir izin yolcusu olmadan,
gözlerimdeki beyazlığı kaplayan acıların bir ip gibi
uzanışıyla dikiyorum içimin patlaklarını…
Derimi soydukça bedenimden adımı yamalıyorum görünen kırmızılığa…
Yorgan altındaki bıyıklı bir adamın hıçkırıkları katlederken gecemi,
susmayı öğrendim karanlıklarda.
Pencereye yapışan bir çift gözde hatırlıyorum geçmişi…
Babamın sol omuzunda 89′dan kalma bir yara ağlıyor…
Saçlarıma uzanan azaplar uzadıkça yol alıyorum 89′a…
Yanıma kalmadan, yarına bırakmadan geçiyorum acılardan.
Bataklıklarda tadına varıyorum son nefeslerin.
Dirildikçe annemin yazmalarını bohçalıyorum, babamdaki gözyaşlarını…
Ebreheler kovalayan ebabil kuşlarına asılırken gözlerim,
sokak lambalarının dostluğunda yanan alevlerde tutuşturuyorum
89′u… Küllerinde çözülüyor düğümlenen çığlıklarım.
Ruhuma yalvarışlarımda azıyor kanamalar.
Nefretimdeki dalgalar sürükleniyor ardıma…
İçi boşalmış bir bedeni, boğulmalara satıyorum! Her gece,
89 sesin haykırışında irkiliyorum!
Ellerime mutluluğun resmini çizmeye başlarken,
ayaklarından tavana asılan çocuğun gözyaşları siliyor çizgilerimi…
Oysa ben, her düş’ te haşlanan damlalarıma hiç yaklaştıramamıştım onu
Uzanabilseydim eğer,
içindeki sırtlanların leşlerini asmak isterdim 89 kente!
Paslanan kulaklarıma sesleniyor düşler…
Yankılarında düşüyorum kendimden.
Her düşüşte alevlenen gözyaşları, hücremde dağılıyor.
Düşlerin nankörlüğünde giderek yalpalanıyorum…
Yine ben, bensizliğime kalıyorum… Sessizliğimde kanıyorum…
Düşlerde kavruluyorum…
DELİREBİLMEYİ DENİYORUM 89 KEZ, D E L İ R E M İ Y O R U M..!






