Uçurumun Kenarındayım Hızır
Saat 01:38
13 Temmuz 2008
Yitip giden bir gün daha. Biraz daha yaklaştım uçurumun ucuna… Bugün yapılacak bir şey bulamadım. Misafirim geldi ve onu ağırladım. Aslında çıkıp dışarı gezmek vardı ama umurumda olmadı.Kapandım bugün dört duvar arasına. Birkaç yazı seslendirdim. İyi oldu boş durmaktansa ileride dinleyebileceğim ve en azından bazı insanların hayran kitlesini kazanmama sebep olacak nitelikte yazılardı. Kimi arkadaşlarım dedi ki neden bu kadar duygulu okudun.Saçma buldum,bir yazı okunduğu zaman kelimelerin hakkı verilmeli. Veremiyorsan okumayacaksın. Hele işiniz seslendirme vb. sektöründe ise durum bundan ibaret. Az önce de şarkı söyledim kaydettim.İğrenç oldu biliyorum ama gülmek adına; kendimi güldürmek adına başka yapabileceğim bir şey yoktu.
Gidişinin ardından yapacak ya da yapılabilecek bir şey olmadığı gibi..
İğrenç ve çirkin…
Şuan sadece sıkıntılıyım o kadar.Sıcaklardan olsa gerek.
Ha bir de bugün misafirim geldi ya.Kahve falı baktı.Ne talihli adamım ne zaman fal baktırsam bu şehirde olmadığımı ve kısmetimin dışarıda olduğunu söylüyorlar.Hayret!Oysa nicedir kendime söylüyorum özledim diye.Oraları,buraları…
Sonra hatırlar mısın bilmem eguso.Efe adı çıktı.Saçmalama dedim falı baktırana.Hayır gözüküyor dedi.Sustum.
Daha çok gidişinin ardından sustum.Aslında susmamalıydım,başına yıkmalıydım ya şehri.O kudreti bulamamıştım.Nasıl bulabilirdi ki gönül.Mecalsiz kaldıktan sonra hele ki…
Bir anda akşam oldu.Gün nasıl geçti anlamadım.Zaten saat 15’i gösteriyordu gözlerimi açtığımda.Uyumam herhalde sabaha kadar.Gece kuşu olduk çıktık.Bir de hazırlık yapmam lazım.
Saat 00:00 da yayınım da var.Çok güzel bir yayın dönemi yaşıyorum.Ama mutlu değilim,olamıyorum.
İnsanlar bazen ağlıyor bazen de sevdiği ile kavuşuyor.Yayınım da resmen aşk doktoruyum.Sıkıntısı olanlara akıl veriyorum ve bu sayede de sevenleri birbirlerine kavuşturduğumu görüyorum.
Ama ben…
Herkes mutlu bir birlikteliği vardır diye düşünüyordur.Tebessüm ediyorum.Hadi ordan!Terzi kendi söküğünü dikemez,bunu bilmez misiniz…
Uçurumun kenarındayım Hızır!!!Nerdesin?









Temmuz 18th, 2008 - 10:51
Çok güzel, duru bir anlatım… Her ne kadar içeriği sıkıntı ve kederle dolu olsa da insanın kendini iç yanışını kaleme vurması dahi bir nebze olsun hafiflettiğine inanırım…. Dile gelmesindense kaleme vurmak çok daha kolaydır bazı şeyleri… Anlatsan da kim anlar ki? belki herkes ama en derinden hiç kimse ohalde susmak en iyisidir…
Terzi kendi söküğünü dikemezmiş dediğin gibi, zaman herşeyi ilacıdır mutlak hafifleyecek bir koca kış ve yeni bir yaz belki herşeyi alıp götürecek ama ne fayda…
Benden nacizane tavsiye, ne varsa içinde dolu dolu yaşa sineye çekmek sabretmek, olmayacak bir şeydir…
İnsan iyi olanı nasıl en derinden yaşarsa, kötü olanıda en derinden yaşamalı… değil mi ki, kötü hissetmene neden olan “o” iyi olan ? öylese yeni yaşına girerken de, bütün duygularını dolu dolu yaşa ki, unutamama…
Mutlu seneler… (:
Temmuz 19th, 2008 - 22:37
Çok Teşekkür ederim La-L..