Yangın Yeri
İçimde öyle bir derin hasret var ki tarifini yapamadığım. Her an sanki bir başka ecel alıp götürecekmiş gibi geliyor bazen. Öyle sıcak gözler var ki ömrümün ufuklarında, öyle derin bakıyorlar ki kimi zaman öleceğimi hissediyorum…. Derin bakışlar demişken aklıma geldin yine hüzünlü bir akşamüstü. Sessizce dağılırken alkol denizinde güneşin batışı gibi tepkisiz, etkisiz bir alacakaranlık çöktü bile omuzlarımın üstüne… Bazen içinden çıkamıyorum. Bazen de kendimi alamıyorum. Öyle bir hale geldi ki yüreğimdeki yangının amansız durakları kifayetsiz akşamların sabahına vurdum bile yarınları… Çaresiz bakışlarımın umarsız akşamlarında tanımışım sensiz günlerin çilesini. Bir bakmışım içindeyim senin olan yüreğin. Hayâsız bir sevinç kaplamış içimi. Haklı bir sevinç. Uçar adım inmişim merdivenlerden. Günümün anlamı olmamış, nefesimin anlamı olmamış ne gam… Gerçek olan nedir. Sana olan yangınım mı yoksa yangınımın sebebimi… İçim öyle kıpır kıpır ki senle anlamı nedir bilmiyorum. Sevda yaşamak istiyorum aşk yaşamak… Her şeyi gölgede bırakacak bana kendimi bile unutturacak aşk… İçimi dökmek istiyorum sonra sana. Derdimi anlatmak… Gözümdeki yaşları silmek ağlarken yüzüne bakmak gözlerine dalmak… Kim bilir bir gün hayatsız akşamların sevdasız kaçamaklarında tutar aşkın ızdırabı. Her şeye rağmen severiz gönlümüz boşluğunca. Aşık iki gencin yüreği gibi atar belki bir gün yüreklerimiz… Kefensiz akşamlarda yaşarım yine sevdamın en uzak çığlıklarını. Sensiz kalmak en uzak acılardan beter. Yangın yerine döner hayat. Kimi duysam sesinde sözlerin var. Ayrılık şarkıları çalarken sazım her daim özlerim kokunu, tenini, ve seni güzelim seni sadece seni… İçimde kopan fırtınalar var deli dehşet sözlerin ardından… Ölüm… Ölüm mü korkutur bu gözü yoksa sensizlik mi? Sensizlik be gözüm sensizlik…. Derin hüzün derin aşk derin hazan… burada bekliyorum hala senin sesini haykırmacasına… Ayrı bedenler olsa da ikimizin sevdası her şeye inat. Her daim yaşanır bu sevda yıllara inat… Sevgimle… Hep…






