Yaprağın Kaderi Düşmektir
Bir bankın üzerindeyim. Hiç olmadığım bir şehirde… Bulunmadığım, görmediğim manzaranın büyüsüne kapılmışım yine hayaller benle. Onlar beni hiç terk etmediler hemde hiç. Dalmışım martıların sesine rüzgârın uğultusuna kapılmışım, denizin derinliklerinde balık oluyorum bazen özgürlüğün dibine vuruyorum. Görmediğim denizin görmediğim zemininde yüzüyorum En dipteyim şimdi vurgun yiyiyorum Vücudum kanıyor. Suyun tüm temizliğin duruluğunu bozuyorum akan kanla, oluk oluk kan kirletiyor denizimi yine ben yapıyorum En yakın sensin derler ya, en yakın ruh sensin, en yakın limansın gemilere… Hala bankın üzerindeyim. Hava çok soğudu, üşüdüğümü hissediyorum. Bulunmadığım şehrin bulunmadığım rüzgârıyla… Tek tek geçiyor insanlar, daha yeni fark ediyorum bazı şeyleri. Telaşlı tüm yollar, tüm kaldırımlar biraz onlara dalıyorum. Yine hayallerime dalmışım. Fikirler yürüttüm ama… Yollar sakinleşmedi. Şimdi büyük bir rüyada gibiyim. Okadar şey istiyor gibiyim ki aslında çok az şey gibi kimi insana göre… Saniyeler korkutur bedenimi, geçen dakikalar vücudumda derin yaralar açtı. Yaralar hala geçmedi… Geçecek gibide değiller. Yüzüm buz tutmuş gibi şimdi. Birden gelen dalga yüzüme çarpıyor. İçim sanki boğuluyor… Rüyalar geride kaldı, hayallerimde. Gözümü açıyorum önce gökyüzüne bakıyorum hava kararmıştı artık. Sonra yine dalmak istiyorum masallarımın içine ve denize bakıyorum. İşte olan olmuştu artık, korktuğum şeyler olmuş tek tek ben rüyadayken. Şimdi gemiler kalkıyor tek tek bana inat bense limandayım.İçim buruk ama ayağı kalkıyorum gidenlere,gemilere,batan güneşe el sallıyorum.Gemiler, içindekiler, dumanı kalıyor geriye şimdi birde ben… Zamanla yayılan dumanda temiz havada kayboluyor. Kendime bir köşe arıyorum. Gözlerim ağlamaklı önce ayaklarımı suya dönük oturuyorum. Gözyaşım damla damla suya düşüyorum. Kirletmek istemiyorum acımla, boğmak istemiyorum. Ayağı kalkıp bir iki turluyorum. Sabahın en erken saatlerinden beri yoldayım, sokaktayım, ordayım, buradayım… Sabah işine gidenler çoktan evine dönmüştür. Simitçiler sattıkları simidin parasıyla eve giderken, mendil satan çocuklar yorgun düşmüş bir kuytuda yaktıkları ateşle ısınırken… Sabah doğan güneşi batırmışken, doğan Aynı ışıltısıyla dibine oturabileceğim bir ağaç buluyorum, oturuyorum. Çok sessiz bu ağaç oda üzgün biliyorum o da gözyaşı döküyor. Yaprakları üzerimde titrerken. Yaşamın sahteliğine karşı gözümü kapatıp burada yatmak, ölmek istiyorum soğuktan belki, gidecek bir yerim olmasın diyorum, konuşacak gülecek yakınlarım olmasın istiyorum. Hayallere tekrar kendi masallarıma dalmak istiyorum. İnsanlar yine sokaklara düştüler. Dikkatim dağılıyor. Kimi yediği kalorileri yakmak için, kimi girdiği yoğun temponun yorgunluğunu stresini atmak için, kimi bu kalabalıktan yararlanıp birkaç parça mal satabilmek cebine ekmek parsı koymak için gece çalışan seyyar satıcılar, kimi bunların ekmeğini kursağında bırakmak için yola çıkmış zabıtalar… Sürekli aynı değil mi? KISIR DÖNGÜ Masalımı istiyorum ağacın altında oturup, dalmak istiyorum… Ama ağaç bile istemiyor beni. Dışarı verdiği gaz bile bana yaramıyor ciğerlerim karbondioksit gazı ile doldu vazgeçtim artık anladım diyorum. Demiyorum aslında. Bir dürtü var içimde artık YETER… Masalda bitti rüyada, yaşamda. Gözümü artık açamıyorum. Üzerimde dualar okunuyor. Toprakla buluşuyorum, sevdiğim denizin suyuyla yıkanıyor onla gidiyorum. Üzerime gelen toprak ve su… İnsanlar yine gidiyor ve ben artık masalıma son veriyorum.
NEDE OLSA YAPRAĞIN KADERİ DÜŞMEKTİR







Temmuz 2nd, 2008 - 18:05
gerçekten beğenrek yazdığım bi yazı yani herkesin de okumasını tercih ediyorum kendim diye demiyorum:S
Temmuz 2nd, 2008 - 19:29
güsel olmuş walla…neler hissettiğini hissettirebilmişsin bence iyi..başarılar…
Temmuz 2nd, 2008 - 19:29
Öyledir,yaprağın kaderi düşmektir.Ve rüzgarla oradan oraya savrulmaktır bazen.Öncelikle tebrik ediyorum.Ve eğer Barış da izin verirse bu siteden kalemkurusu.com da seçtiğimiz yazıları,yazarların isim ve soyisimleri ile birlikte yayında seslendirmek istiyorum.Hani kelimelerinize en yüksek faiz vermek adına.Sevgilerimle…
Temmuz 2nd, 2008 - 19:47
hani insan bazen bisey okur ya… hani o anda insan der yaa işte budur koskoca hayat bundan ibaret…. işte o ani yasadim ben bu yazıyı okurken…icimden biseyler aldi götürdü..bir daha geri getirmeyecekmiscesine… Hayatın sana bu yazıLarı yazdirmaya engeL olmamasi dilegiyle…
Temmuz 2nd, 2008 - 19:50
herkese çok teşekür ediyorum bunları yazanlara da yorumlarada sercen bence çok haklı:d iyi olur
Temmuz 2nd, 2008 - 20:03
çok hoş olmuş kuzum çok iyi bi yazar olabilirsin bence
Temmuz 2nd, 2008 - 21:24
çok güzel bi yazı …bi solukta okunup bitirilen kitap misali …başarılar devamını bekliyorum yeşilimsi
Temmuz 7th, 2008 - 16:36
icnde bulundugunuz ruh halini gayet guzel anlatmissiniz. yazinizda da ayni karmasa var.. kisa bir yazidan kendimi bu kadar yorgun hissedecegimi hic dusunmemistim..benim tavsiyem,yazarken devamli ayni kelimeleri kullanmamniz ,yaziya sadelik vererek daha bir akici dille okuyucuya anlatmak istediginiz konuyu aktarabilirsiniz.yazi diliniz cok yorucu..ama yazimaya devam,basarilar…
Temmuz 8th, 2008 - 16:52
bende gerçekten beğenerek okudum…tatile çıkmamıştım ama sayende bi çok yer gördüm…başlangıçta çok sevmştm ama bterken mest oldum…gözümle gördüm gttiin yerlleri..seni göremedim tabi..içinden geçenleri ancak bukadar güzl dışa vurabilirdin…artık herkes blio ama ne hissettiğini:)
Ağustos 1st, 2008 - 15:02
ödül ben içimden gelenleri sana söledim zaten ben böle bi özelliğin sende oluşacağını hiç düşünememiştim
vallah çok özür diliyorum ben kendimden utandım valah bi say cı bunları yazabiliyo ama ben böle bi şey yazmayı hiç ama hiç düşünmedim kendimden utandım şimdi helal olsun ödül…