Ekleyen : Barış Akbalı
Tarih : 23 Kasım 2007
Kategoriler : Şiirler
Yorum Sayısı : 0
Yazıya, Yorum Yapabilirsiniz. yada Geri izleme yaparak sitenizde yayınlayabilirsiniz.
Paylaş

Hep geç yakalanılan hayat yüklü zamanlarda,
yorgun hüzünlerde buluştu yollar. Bir anda çarpıştı bakışlar.
Kolay kırılmadı kristalden yapılma korkular.
İradesinin dışına çıktı sanki. Mucize diyecek oldu,
öylede yankılandı içinde… Suyun rengi yeşildi. 
Kuşlar gelip içiyorlardı. Ağaçlarda yeşildi ve
bazılarında renk renk çiçekler vardı. Onu bekliyorlardı.
Bekleyişte artıyordu suyun seviyesi ve
heyecanlı gülücükler kayıyordu suyun yeşiline.
O geliyordu, usul bir yağmurla,
dallar arasından bile gelip ıslatan.
Çocuklaştıran, yaşları kapatan ve
en doğal hisleri renklendiren damlalar.
Umarsızca mavinin enginliğinden toprağa süzülüyordu yağmur.
Zaman geçiyordu… Zaman yolculuk diyordu…
Hoyrat bir rüzgar esiyordu sonraları.
Banklar, kuşlar, ağaçlar hep susmuştu.
Güneşin gülümseyen yüzü yoktu.
Mevsim üşüyordu ve üşüyen sokaklar yitirişler doğuruyordu.
Mucizeden düşler infaz oluyordu bu sokaklarda,
içinde barındırdığı tüm değerlerle.
Zamanın sonsuzluğu bir kara delik olmuştu ve
yutuyordu el değiştiren anıları. Yeşil su kurumuş,
damlaların tükenişini muştulanmıştı uzağa,
zamanın dil bilmez çığlığında…
Ve yitirilecek bir şey kalmamıştı geride.
Öylede yitirilmişti hiç bulunmayan,
bencil yalnızlıklarda.
Artık damlalar kentin içine değil, dışına yağmur oluyordu…
Soluk bir ömürden savrulan küller kalıyordu geride,
süzülen damların yitikliğiyle…